Deniz Seviyesi (2014): Maçoluğu içselleştirmek

Nisan Dağ ve Esra Saydam‘ın yazıp yönettiği 2014 yılı yapımı Deniz Seviyesi filmi, kişisel gelişimini “ağır abi” prototipi doğrultusunda en geç 20’li yaşların başında tamamlamış Burak ile hayatını istediği doğrultuda yaşayan Damla‘nın öyküsünü anlatıyor.

Yazının devamında çok sayıda sürprizbozan içerebileceğini belirterek, ilk olarak filmin tanıtım metninde yazanlara bakalım:

Damla, yakın zamanda evlendiği Kevin’la birlikte New York’ta yaşar. Damla, Kevin’ı da alarak Türkiye’deki ailesini ziyarete gider. Kevin, burada onun ilk aşkı Burak’la tanışacaktır. Burak’ın varlığı, Damla’nın elde etmek için çok çabaladığı konforlu Amerikan yaşamını sorgulamasına sebep olur.

Metinde yazanlar ile filmi izlerken algıladıklarım, aynı doğrultuda değil. Daha doğrusu, filmle ilgili “erkek bakış açısına sahip bir kadın filmi tatsızlığına sahip” düşüncemi pekiştirir nitelikte.

Burak, çocukluğundan bu yana, Özal döneminin turizm hamlesi anlayışı çerçevesinde doğal SİT kapsamındaki Ayvalık koylarından birine kondurulmuş sitede yaşayan, ilçe merkezinde bar işleten, ortamının hamisi gibi davranan, kendini kunt bir karakter zanneden küntün teki.

Aynı sitede büyüyen Damla, idealleri doğrultusunda üniversite eğitimi için ABD’ye giden, burada yaşamını kuran, idealize edilmiş yabancı erkek tipine uygun bir ABD vatandaşıyla sevgili olan, belli ki Burak ile tüm site sakinlerinin bildiği alengirli ayrılık süreci yaşayan hatun kişi.

Yüksek ihtimal filmin tahmin edeceğiniz sırrının çözülme süreci, olabildiğince yavaş.

Film inceleme: Deniz Seviyesi, Selvi Boylum Al Yazmalım'a öykünen, erkek bakış açısına sahip kadın filmi tatsızlığına sahip.
Ne kadar da soğuk renklerle verilmiş Damla’nın ABD’deki yaşamı.
Nedamet getirmiş femme fatale

Burak’ı uzun aradan sonra görmesiyle Damla’da ayrılma sürecinin yarım kalmışlık hissiyatının tortusu, havalanıyor.

İdealleri doğrultusunda yaşamını kuran Damla, ayrılık süreciyle ilgili her halükarda Burak’ın yanında olacak toplumda büyümenin etkisi altında, sevgilisiyle iletişim çabasına girer. Ya da yaraların iyileşmesini, zamana bırakmak istemez, sevdiği insanın yaşamına sorunsuz devam etmesini ister. Ama tüm bu süreçte Damla, nedamet getirmiş bir femme fatale edasıyla yansıtılır.

Sevgilisiyle yaşayan Burak ise her daim “Kollarıma alsam, kabul etsem, her şeyi bırakıp Ayvalık’a, bana döner” kendini beğenmişliğiyle davranır. Burak’ın aynı evi paylaştığı sevgilisiyle ilişkisi hakkında pek ipucu vermez film. Böylece hemen aynı durumda olmalarına rağmen Damla’yı eşini mağdur ederken görürüz, Burak ise Damla’yı unutamayan derbeder gönül adamı olarak yansıtılır.

Damla’yı çelişkilerinden ruhsal dalgalanmalarına her açıdan mikroskopla inceleyen film, Burak’ı, “sahibinden hatasız, kusursuz, çiziksiz” şekilde ele almış. İdealize yabancı damatla birlikte olan Damla ise “Ya benimsin ya toprağın“dan “Ya benimsin ya *iktir git” seviyesine gelebilen arıza, sahiplenici Burak’a her an dönmek isteğiyle yanıp tutuşuyor gibi gösterilmiş.

Kişisel olarak, film bastı, sıkıldım da sıkıldım; “Tarafsızca ele alma kisvesi altında Burak’ı idealize edip Damla’yı yeriyor musunuz, Selvi Boylum Al Yazmalım tarzı iki erkek arasında kalan kadın hikayesi yaratmak istediniz de bu mu çıktı ortaya, Damlalar kendilerine kısıtlı özgürlük alanı bırakan Burakların hükmediciliğinde yaşamayı mı tercih etmeliler, ne muhafazakar bakış açısıyla çekilmiş bir film bu böyle.”

“Bizim feminizm anlayışımız biraz farklı”

İzlediğim filmlerle ilgili hiçbir yorum okumadan yazı yazarım. Üsttekileri yazdıktan sonra gördüm ki film eril bakış açısı taşıdığı eleştirileri almış. Bunu Star gazetesinden Serdar Akbıyık da filmin yaratıcılarına sormuş ve bence eleştirileri hiç anlamadıklarını ya da anlamak istemediklerini belli eden yanıtlar vermişler. Buyrun, buradan okuyabilirsiniz: “Bizim feminizm anlayışımız biraz farklı

Filmin Künyesi

Damla Sönmez Damla, Ahmet Rıfat Şungar ise Burak rolünü gayet iyi canlandırmış. Filmin başrol oyuncuları, Adana Altın Koza Film Festivali‘nde, En İyi Oyuncu ödüllerine layık görülmüş. Damla Sönmez’e, ayrıca Milano Uluslararası Film Festivali‘nde En İyi Kadın Oyuncu ödülü verilmiş. Deniz Seviyesi filminin aldığı ve aday gösterildiği tüm ödül kategorilerine ise şuradan ulaşabilirsiniz: IMDB

BoxOffice Türkiye verilerine göre, vizyonda kaldığı 7 haftada toplam 5 bin 286 kişinin izlediği filmin künyesi ise şöyle:

Süre: 98 dakika
Yönetmen ve Senarist: Nisan Dağ ve Esra Saydam
Oyuncular: Damla Sönmez, Ahmet Rıfat Şungar, Jacob Fishel, Elif Ürse, Hakan Karsak, Sanem Öge, Ayça Yağcıoğlu, Sinan Eczacıbaşı, Serdar Yeğin, Özüm Ersoy, Mert Bulgan
Görüntü Yönetmeni: John Wakayama Carey
Kurgu: Özcan Vardar
Kostüm Tasarımı: Ayşe Yıldız

Deniz Seviyesi filminin fragmanını şuradan izleyebilirsiniz:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir