Seyyal Taner ve Feri Cansel: Salça mı? Kalça mı?

”Atını Seven Kovboy”, ”Dikiş Odası”, ”Ne Hakem” gibi ilginç isimli filmlere bir yenisi eklendi. Mete İnselel’in ilk defa başrol oynadığı filmin adı da önce ”Bir Babahindi…” olarak kondu, sonra ”Salça mı Kalça mı?” olarak değiştirildi.

Senaryosunu Suavi Süalp’in yazdığı, yönetmenliğini Oksal Pekmezoğlu‘nun yaptığı kalabalık kadrolu komedi filminin birkaç ilginç yanı… Önce adı ilginç : Filme ”Salça mı Kalça mı?” gibi alışılmamış bir isim konmuş. Sonra yapım süresi ilginç : Filme Aralık ayının ilk günlerinde başlanılmış ve son sahne 31 aralık günü saat 17’de çekilmiş. Böylece ”Salça mı Kalça mı?” 1974 yılı içinde biten son film oluyor… Bir başka ilginç yanı da Mete İnselel’in bu filmde ilk kez başrolü oynaması…

Seyyal Taner Feri Cansel

Konu

Film, seyyar bir tiyatro kumpanyasının çevresinde gelişiyor. Organizatör Hasan Yanbasan (İsmail Hakkı Şen) idaresinde bir şarkıcı (Fatma Belgen), bir kantocu (Feri Cansel), bir Pop şarkıcısı (Seyyal Taner), bir dansöz (Senar Seven) ve saz heyetinden (Yüksel Gözen, Haluk Orçun, Cevat Kurtuluş ve Ersan Kazançel) kurulu kumpanya, ilden ile geziyor. Bu arada kumpanyanın minibüsünün şöförü Ali’nin (Mete İnselel) başına gelmedik kalmıyor. Öyle ki finale doğru önce para, sonra benzin bitiyor. Bizimkiler de Edirne’den İstanbul’a kadar minibüsü ite ite getiriyorlar. Kameramanlığını Dinçer Önal’ın yaptığı film, Gaye Film adına çekilmiş. Filmin yönetmeni ”Hareketli bir film oldu… Yer yer kara mizaha da yer vermeye çalıştık” diyor.

Seyyal Taner, Feri Cansel

Seri

Filmin bir başka ilginç yanı da ”seri film” olma ihtimali… Bu film tutarsa, aynı kadroyla yeni serüvenler de filme alınacakmış… Hatta Suavi Süalp ikinci filmin senaryosunu hazırlamaya başlamış… ”Bu filmin adı ne olacak?” diye soranlara gülerek. ”Ona da böyle bir isim bulacağız” diyor… Kendisini görüp ”Salça mı Kalça mı?” diyenlere ise şöyle cevap veriyor.

-”Hayır… Ne salça, ne kalça, ne nalça, ne falçata… Sadece komedi filmi…”

Mete İnselel, Ersan Kazançel

Not 1: Bu serimizdeki diğer paylaşımlarımız gibi derginin orjinal metine sadık kalınmıştır. Noktalama ve yazımlar günümüzdeki hallerine göre değiştirilmemiştir.

Not 2: 08 Ocak 1975 tarihli Hey dergisinden ”Salça mı? Kalça mı”  yazısından.

Seyyal Taner ve Feri Cansel: Salça mı Kalça mı?

Ercan Demirel / Naim Dilmener arşivi – Düzenleyen: Sabahattin Bilgiç – Temmuz 2021

Sabahattin Bilgiç

1985 Istanbul doğumlu. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarının en güzel günleri Cihangir ve Heybeliada’da geçti. Ada akşamlarında kalabalığın peşine takılıp her seferinde biletsiz olarak girdiği ‘’Ayyıldız Sineması’’nda yüzlerce Hollywood film izleyerek, beyazperdenin düşler dünyasına kendisini kaptırdı. Müzik dinlemek ve sevdiği müzikleri farklı formatlarda fiziksel külliyat oluşturma çabasıyla biriktirmek her daim en büyük tutkusu oldu. Gel zaman git zaman, büyülü Yeşilçam dünyası ve özellikle ‘’Siyah Beyaz Türk Filmleri’’ onu da sardı. 2010 yılında kendi blog sitesi ’’küçükBÜYÜKdÜnYam’’ da müzik yazıları yazmaya başladı. Bunu 2015 tarihli kısa ömürlü fanzin ‘’Music Theraphy Club’’ izledi. 2017 yılında plak kapaklarının izini sürerek başladığı ''Sinematik Yeşilçam'' macerasında ‘’Müzik ve Yeşilçam’’ temalı yazılarıyla okuyucuyla buluşuyor...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir