Vefa Stadında Gırgır Vardı Curcuna Vardı

Yeşilçam Yeşil Sahaya Transfer Oldu

”Aman Ne Gırgır” adlı filmin sahada çekilen bölümlerinde artistler futbolculuk oynadılar

Gırgır, curcuna, şamata… Hangisini isterseniz öyle isimlendirin o gün olup biteni… Eşofman giymiş Arzu Okay’ların, Figen Han’ların şurası senin, burası benim diye koşuşturup durmaları bir yandan; ”Pele” olmaya niyetlenen, öte yandan ”Azıcık Datcu’ya da benzesem” deyip kalede plonjonlar yapan Müjdat Gezen öte yandan, antrenmanı kenarda izleyen Kayseri Şimşekspor idarecilerinin durumu bir yandan, Rumen antrenörü Puştowski’nin ”Gol atmayın. Forvetlerin görevi gol atmak değil, antrenöre yağ çekmektir” cinsinden ilginç düşünceleri bir yandan… Neyse, ”yanlar” biter, ”bir yan” diye söz edebileceğimiz hiç bir yan kalmaz ama anlatacak şeyler bitmez o gün olup bitenler hakkında…

”Filmin adı”nın hikayesi

Filmin adı için ilk günlerde kesinkes bir karar verilmemiş… Önce ”Kayınpeder” adı üstünde durulmuş, sonra biri ”Bana kalırsa (Curcuna) olsun” demiş… Gene bir kaç gün geçmiş, bu defa bir başkası ”Yahu (Yaygara) ya ne dersiniz? En iyi isim ”Yaygara”dır bence demiş… Sonunda biri, on ikiden vurmuş, filmin isim babası olmuş. Evet, filmin adı şimdilik ”Aman Ne Gırgır”… Senaryosunu Ahmet Üstel yazmış, kameramanlığı Çetin Gürtop yapıyor, rejisör de Aram Gülyüz… Kadroda Orçun Sonat, Bahar Erdeniz, Arzu Okay, Figen Han, Mine Soley, Renan Fosforoğlu, Ali Sururi ve Müjdat Gezen var.

Arzu Okay Figen Han 2

Filmin konusu ve Şimşekspor

Filmin konusu kısaca şöyle: İstanbul’da okuyan Çetin’le Metin adlı iki arkadaş var.. Metin’in babası Arif Pastırmacıoğlu (Ali Sururi) Kayseri’li… Eli bir hayli sıkı ama, oğlu Metin ve Şimşekspor için akan sular duruyor, kesenin ağzını açtıkça açıyor. Uçarı bir çapkın olan Metin’in (Orçun Sonat) akıl hocası da Çetin (Müjdat Gezen). Çetin arkadaşının babasından para sızdırmak için sürekli olarak yeni yollar buluyor. (Örneğin, Metin her yıl okula 7-8 defa kaydoluyor, her kaydoluşta ayrı bir kaydiye ücreti ödeniyor). Günün birinde tüm yollar tıkanınca, son çare olarak Kayseri’ye bir telgraf yollanıyor :

– ”Baba, ben evlendim, acele para lazım. Oğlun Metin.”

Baba hemen parayı yolluyor sonra kızını (Arzu Okay) yanına alıp gelinini görmeye geliyor. Ortada gelin yok ya, bizimkiler alelacele bir otele kaçıyorlar, balayı diye… Ama ”kayınpeder” izlerini bulup geliyor. Ne yapsınlar bir gelin göstermek lazım. Çetin kadın kılığına giriyor, ”gelin” olarak Arif Pastırmacıoğlu’na takdim ediliyor. Sonra iş, çatallaşıyor. Otelde yer olmadığı için Arif Bey kızına ”Sen yengenle yatarsın” diye bırakıp gidiyor. Böylece kadın kılığındaki ”yenge” ile kız aynı odaya giriyorlar. Ve her komedi filminde olduğu gibi olaylar finale doğru birden hızlanıyor, sonunda herkes mutlu oluyor.

Müjdat Gezen Ali Sururi

Müjdat Gezen ”Pele” oldu

Bu arada filmin bir bölümünde Müjdat Gezen ”Pele” oluyor. Yukarıda da söylediğimiz gibi Arif Pastırmacıoğlu (Ali Sururi) kulüp başkanı ya, günün birinde idare heyetini toplayıp ”Nedir bu irezillik” diyor. Herkeze yeniliyoruz, n’olucak bu işin sonu bakem ?”

Ona takımının iyi olduğunu, yalnız saha içinde takımı idare edebilecek bir ”yıldız futbolcu” gerektiğini söylüyorlar. O da ”Kimdir en meşhuru bunnarın” diyor.

-”Pele” diyorlar. ”Çığırın gelsin, oynasın” diyor kulüp başkanı… ”Gaç pareyse virelim, gessin oynasın”.

Pele nerede? Çetin’i boyayıp ”Pele” diye çıkarıyorlar sahaya… Kızlar amigo oluyor ve sonrası :

-”Aman ne gırgır, aman ne gırgır…”

Not 1: Bu serimizdeki diğer paylaşımlarımız gibi derginin orjinal metine sadık kalınmıştır. Noktalama ve yazımlar günümüzdeki hallerine göre değiştirilmemiştir.

Not 2: 30 Ekim 1974 tarihli Hey dergisinden ”Vefa Stadında Gırgır Vardı Curcuna Vardı”  yazısından.

Ercan Demirel / Naim Dilmener arşivi – Düzenleyen: Sabahattin Bilgiç – Temmuz 2021

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir