Moğollar’dan Yeşilçam’a: 34 HA 009

Hepinize selamlar değerli okurlarımız. Yeşilçam Yıldızlarının Arabaları klasik Yeşilçam dönemindeki dergi ve gazeteleri incelediğimizde sıkça karşımıza çıkan ve okurlar tarafından ilgiyle takip edilen bir konu. Şöhretin ve daha iyi bir yaşamın özlemini çeken genç yıldız adayları, rüştünü ispat eder etmez altlarına kıyak bir araba çekerek artık yıldız olduklarını dosta düşmana ilan ederler. Gücün, şöhretin, prestijin ve itibarın simgesidir arabalar. Çoğu zaman başlarını sokacakları dört duvardan önce ayaklarını yerden kesecek bir arabaya sahip olmaya öncelik tanıyan yıldızlar, hayallerine kavuşunca gururla ve mutlulukla poz vermişler objektiflere.

Sinematik Yeşilçam’da bu hafta yarım asır öncesine ışınlanıp, nerdeyse yüz yıllık arabamıza atladığımız gibi beraber keyifli bir yolculuğa çıkacağız. Emniyet kemerlerinizi bağladıysanız turumuza başlayalım o halde. Bildiğiniz arabaları ve yıldızları unutun. Bu yazımızın kahramanları bambaşka. Üstelik yazının son bölümünde bir de bonus bekliyor sizleri. Bayanlar baylar karşınızda Moğollar ve 1924 model kırmızı FIAT.

1967 yılı sonunda kurulan Moğollar grubu, Hürriyet Gazetesi‘nin düzenlemiş olduğu 1968 Altın Mikrofon yarışmasında finale kalarak ismini duyurur. Müzikleriyle oldukları kadar ilginç isimleri, asi imajları, haşarı halleri, allı-güllü ve koyun postlu kıyafetleriyle basında ilgi odağı olmayı başarırlar. Hatta kariyerlerinin bu ilk döneminde Aziz Azmet, Murat Ses, Cahit Berkay, Engin Yörükoğlu ve Hasan Sel‘den oluşan Moğollar grubu dendiğinde şüphesiz akla ilk olarak 1924 model kırmızı FIAT marka araba gelir.

Moğollar araba 2

Profesyonel müzik hayatına diğer iki Moğol Cahit Berkay ve Engin Yörükoğlu gibi Selçuk Alagöz Orkestrası‘nda başlayan bas gitarist Hasan Sel, kısa bir dönem Apaşlar grubuna dahil olmuş ve Cem Karaca ile beraber çıktıkları bir Almanya turnesinde ekiple anlaşamayarak İstanbul’a dönmüştü. Tesadüfen bir tamircide gördüğü hurda haldeki 1924 model FIAT’a kafayı takan antika araba meraklısı genç müzisyen, 11 bin TL saydığı müzelik arabaya bir o kadar da bakım ve onarım masrafı yapmıştı. Turnede kazandığını ve tüm birikimini gözünü kırpmadan arabaya yatıran Hasan Sel, aracın plakasına isminin ilk iki harfini vermeyi (HA) ihmal etmemişti. Yeniden hayata dönen Düldül doğrusu pek bir fiyakalıymış.

Hasan Sel

1967 – 68 kış sezonunu Şişli’de bulunan Kulüp Batı‘nın salonunda geçiren emektar özel olarak boyanmış, karanlıkta parlayan fosforlu renkleriyle ve içine yerleştirilen ses düzeniyle ziyaretçilerine kulübün içerisinde ”hususi diskotek” hizmeti vermiş.

Kulüp Batı

Apaşlar macerası sonrası 1967 sonunda Moğollar’a dahil olan genç müzisyen Hasan Sel, Alagözler’de birlikte çalıştığı dostlarıyla yeniden bir araya gelmiş ve kendi gözünden bile sakındığı FIAT’ını grubun altıncı elemanı olarak yanında getirmişti. Beş kişi birden doluştukları arabayla attıkları şehir turlarıyla dikkatleri üzerlerinde toplayan Moğollar, her daim yenilik peşinde koşmuş ve imajlarını diğer grupları kıskandıracak şekilde FIAT ile tamamlamıştı. Kah takım elbiseli kah renkli kıyafetleriyle arabanın içinde neşeli pozlar vermişlerdi.

Moğolllar Araba

İlgi odağı olmaya devam eden gruba, araçlarını satmaları için İngiliz bir iş adamından 80 bin liralık teklif gelmiş olsa da buna pek yanaşmamışlardı. Evet, onlara hayranlıkla bakılıyordu fakat bir de kem gözler vardı. Zengin İngiliz’in teklifini reddeden ve nazara gelen grubun başına gelmedik iş kalmamış, 15 gün içinde 4 defa kazaya uğrayıp iki kez de soyulmuşlardı.

”İngiliz’in teklifinden sonra başımıza gelmeyen iş kalmadı. 15 gün içinde ilk önce İ.E.T.T ‘nin makam arabasına çarptık Kabataş’ta… Sonra gittik bir milyoner’in Cadillac’ına bindirdik. Sonra bu da yetmemiş gibi bir belediye otobüsünün altına giriverdik… Ve nihayet geçen haftada bir taksi gelip bize çarptı. Başımıza gelenler bunlarla bitmiyor… Otomobilimiz iki defa da soyuldu. Pikabımızı iki defa çaldılar… Bu uğursuzluğu başımızdan atmak için yakında herhalde kurban keseriz… Başka ne yapalım, bilmiyoruz ki !” *

1924 model FIAT marka 34 HA 009, Hasan Sel’in yerini Taner Öngür‘e bıraktığı 1970 başına kadar Moğollar grubunun maskotu olmaya devam etti. Maskotluk görevini zaman zaman Ritm 68 grubu için de sürdürdü emektar FIAT. İhsan Avşar, Rıza Silahlıpoda, Engin Süelözgen, Oğuz Katmandu, Sacit Çöze ve Funda Postacı dan oluşan Ritm 68’i aşağıdaki fotoğraflarda FIAT’ın üzerinde görüyoruz.

Ritm 68

Bonus :

Küçük Hanımın Şoförü

Dönemin bu meşhur aracını Yeşilçam filmlerinde görmememiz olanaksızdı. Yazımızın bonus bölümünde 1970 yılı versiyonuyla Küçük Hanımın Şoförü (Yön: Tunç Başaran) var. Tıpkı 1962 yılında çekilen ilk versiyondaki gibi baş rolleri paylaşan Ayhan IşıkBelgin Doruk çiftiyle Yeşilçam nostaljisi yaşatan yapımda FIAT yine gözümüze çarpıyor. Ömer’in babaannesinin (Mualla Sürer) antika aracını filmin afişinde ve finalinde görüyoruz. Final sahnesinde görüntünün hızlandırılması marifetiyle Lamborghini gibi gözden kayboluyor araç.

34 HA 009 etrafına kordonlar çekilmiş bir halde bugün bir müzede mi sergileniyor yoksa hurdaya gidip çoktan tarih mi oldu bilemem. Bildiklerim ve araştırdıklarım bunlardan ibaret. Artık emniyet kemerlerinizi çözebilirsiniz. Yeni bir yazıda yeniden görüşmek dileğiyle.

*28 Ocak 1969 tarihli Saklambaç Gazetesi‘nden

Katkılarından dolayı Dipsahaf (Volkan Özboz) ve Gezgin Kitapçı‘ya (Hasan Yüksel) teşekkürlerimle…

Sinematik Yeşilçam için Hazırlayan : Sabahattin Bilgiç – Ocak 2022

Sabahattin Bilgiç

1985 Istanbul doğumlu. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarının en güzel günleri Cihangir ve Heybeliada’da geçti. Ada akşamlarında kalabalığın peşine takılıp her seferinde biletsiz olarak girdiği ‘’Ayyıldız Sineması’’nda yüzlerce Hollywood film izleyerek, beyazperdenin düşler dünyasına kendisini kaptırdı. Müzik dinlemek ve sevdiği müzikleri farklı formatlarda fiziksel külliyat oluşturma çabasıyla biriktirmek her daim en büyük tutkusu oldu. Gel zaman git zaman, büyülü Yeşilçam dünyası ve özellikle ‘’Siyah Beyaz Türk Filmleri’’ onu da sardı. 2010 yılında kendi blog sitesi ’’küçükBÜYÜKdÜnYam’’ da müzik yazıları yazmaya başladı. Bunu 2015 tarihli kısa ömürlü fanzin ‘’Music Theraphy Club’’ izledi. 2017 yılında plak kapaklarının izini sürerek başladığı ''Sinematik Yeşilçam'' macerasında ‘’Müzik ve Yeşilçam’’ temalı yazılarıyla okuyucuyla buluşuyor...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: