Umur Özlüer ‘den Yarın Son Gündür Anıları

Kültür Sanat Ajandası – Hazırlayan Umur Özlüer (Fatma Girik)

Ocak ayı Kıran Ayı oldu. Yakın dostlarımızdan Şair Yazar, Turizmci Çetin Korkut, Gazeteci Yazar Ödüllü Fotoğrafçı Esmeri Alev Ekebaş, İçmeler’in renkli siması Kafe Anne İşletmecisi Motosiklet sevdalısı Alper Lezki ve Fatma Girik sonsuzluğa kanat açtı. Anıldıkça yaşasınlar.

Fatma Girik yaşama veda edince birlikte çektiğimiz, Yarın Son Gündür’ü hatırladım ve bu filmle ilgili yıllar sonra Datça Altın Badem Film Festivalinde karşılaştığımız zaman yaptığımız sohbeti. Bu Devrin Kadını filminde Kalimerhaba Der. Bşk. Selma Sonat‘la paylaştığı başrolün anıları da ayrıca o gün günümüzü renklendirmişti.

Kültür Sanat Ajandası - Hazırlayan Umur Özlüer (Fatma Girik) Kalimerhaba

Tam 51 yıl önce “Yarın Son Gündür” filmi setinde Fatma Girik ve Yılmaz Güney ile birlikte çalışıyoruz. Filmin Başrolünde ve Yönetmen koltuğunda Yılmaz Güney, oyuncu kadrosunda Fatma Girik, Süleyman Turan, Nihat Ziyalan, Erol Taş, Nükhet Egeli,Bilal İnci, Feridun Çölgeçen, Nevzat Şenol, Gökben, Yavuz Selekman, Muammer Gözalan, Oktay Yavuz, Nizam Ergüden, Mustafa Yavuz, Erol Şen, Meral Kurtuluş, Yusuf Çetin, Yılmaz Kurt, Masist Gül. Yapımcı İrfan Atasoy söylentiye göre Yılmaz’a bu filmi tavla oyununda kabul ettirmiş. Kameraman Ali Yaver, Asistanı bendeniz Umur Özlüer. Fato (Fatma Girik) setin moral ablası, gök gözleri sevgi ile ışıltı saçıyor,herkese yardımcı oluyor.

Film modern Bonnie ve Clyde uyarlaması. Film, sürgünden yeni dönmüş bir gangsterin hikâyesini anlatır. Kara Çocuk, yanından ayırmadığı sevgilisi Mavi Çocuk’la beladan uzak bir hayat sürmeye çalışmaktadır. Arslan Avcısı lâkaplı büyük kaçakçı Yakup ise Kara Çocuk’un peşindedir. Kara Çocuk’u ya kanunsuz işlerine ortak edecek ya da ortadan kaldıracaktır. Yakup, Kemikkıran lâkaplı Pehlivan Rıza’yı kullanarak Kara Çocuk’u tekrar belaya bulaştırmaya çalışacaktır. Film çekimlerinde üstü açık kırmızı bir spor araba ile takip sahneleri var İç Levent’te çekiyoruz . Sokak arasında 100 km hızla giden arabanın kaputuna halatlarla bağlanmış olarak elimdeki kiralık kamera olan Arriflekse hakim olmaya çalışarak çekim yapıyorum. Yılmaz drift atarak U dönüşü yapıyor.

O zamanlar Kamera Kaput Montürü, Back Raund, Yeşil Fon, Blue Box nerede. Her şey insan odaklı. Derken İç Levent Motorcu Yılmaz’ın köşesinde acı bir fren, kameranın vizörü gözüme batıp morartıyor. Arkama bir bakıyorum bizim 52 nolu İkarus Belediye otobüsü ile ayaklarım arasında 50 cm var. Bugün bu yazıyı yazabildiğime göre, doğuştan şerbetliymişiz. 08 Mart 1971 Tarabya’da Verda Sümer’in villasında çekimlerdeyiz. O gece çekimler sabaha kadar sürecek, herkes merakla bu gece karşılaşacak olan Boks dünyasının iki büyük ismi Muhammed Ali ve Joe Frazier arasındaki maçı izleme telaşında, kulaklar radyoda.

O günün magazin basınında Yılmaz Güney kumara tövbe etti haberleri dolaşıyor. Set arası ışık değişiminde Yılmaz Güney ve İrfan Atasoy halı üzerinde zar atıyor. Yılmaz bu aradan sonra ikinci filmin avansını almış oluyor. (Ek fotoğraf yukarıda Yılmaz Güney ve İrfan Atasoy zar atıyor, Erol Taş sandalyede bağlı, Fatma Girik onları ayakta izliyor.)

Set neşeli ama Yılmaz tedirgin çünkü siyasi ortam çok huzursuz. Nitekim çekimler sırasında ordu tarafından hükümete *12 Mart Muhtırası verilerek hükümet istifaya zorlandı. Ardından sol görüşlüler avı başladı.

Belgrad Ormanlarında çekimdeyiz, haber geldi Yılmaz Güney arananlar listesinde. Üzerimizde dolaşan askeri helikopterlere inat biz son hızla filmi bitirmeye çalışıyoruz. Bir süre sonra **Yılmaz ortadan kayboldu.

Yazan: Umur Özlüer

(Önemli not: bu yazı Marmaris Manşet gazetesinde 31 Ocak 2021 tarihinde yayınlanmıştır ve Umur Özlüer izniyle yayınlanmaktadır.)

Dipnot:

*12 Mart Muhtırası, 12 Mart 1971 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Celal Eyiceoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur’un imzasıyla Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a bir muhtıra vererek 32. Türkiye Hükûmetinin istifaya zorlandığı askerî müdahaledir. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde emir-komuta zinciri içerisinde yapılmış ilk askerî müdahaledir. 12 Mart Süreci ile Türkiye’de artmakta olan ve ordu içerisinde de tesiri olan sol-sosyalist hareketler ve cuntalar hedef alınmıştır. 12 Mart 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ayak sesleridir.

**Yılmaz Güney 1971’de Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi üyelerini sakladığı gerekçesiyle 2 yıl hapse ve sürgüne mahkûm edildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: