KOZMO FARESİ

1
1331

metindemirhan

“Baltam gelecek, kellen gidecek”
Metin Demirhan

Bir dönemin Kadıköy Hasır’ı olarak markalaşan kıyıdaki çay evleri ortamını yaşayanlar İstanbul’un kendi bünyesinde sınırsız zevke sınırsız hayat görüşüne ev sahipliği yapan mabetlerini çok iyi tanırlar.

Yarı mekanik yarı teknolojik bir dinamizm çağının içinde çocukluktan ergenliğe doğru yol alan kuşağın İstanbul mabetlerini keşif seyahatlerinde önemli duraklardan biriside İstiklal Caddesi Atlas Pasajında kendi halinde ki ATILGAN mağazasıydı.

Metin Demirhan ile ilk tanışıklığımız bu dönemlere rast gelmekle beraber birincil görüşmelerimizde kült sohbetlere intikal edememiştik. Ne o Spaghetti Westernlerle büyümüş benim geçmişimden haberdardı, nede ben çocukluğu Yeşilçam kokan sinemalarla dolu bir hayattan gelen Metin Demirhan’dan haberdardım.

Aradan tıpkı Dünyayı Kurtaran Adam’ın yeniden keşfiyle kült ilan edilmesi için gereken 10 yıla yakın bir zaman geçti. Hayatımıza giren sınırsız kütüphane internet, yollarımızı teknolojinin kendi mabedi olan bloglarda kesiştirdi.

Film müziklerinin Yojimbooo’su, sanal alemin Django’su olarak Metin Demirhanla iletişim için gereken tüm takma isimlerin ardında ki zenginliği edinmiş olduğumdan dahi habersizdim. Bu ana özelliklerin üstüne inşa edilmiş ÇIKO grubu ise sonsuz sohbetlerin başlangıcını oluşturdu.

“Gökay, Çetin İnanç Filmleri Gösterimi gecesi düzenleyelim. Ama insanlara bir anda aşırı doz vermemek lazım. Cüneyt serisinden olsun ama normal olsun.”

“SU filmiyle başlayalım Metin abi?”

“Manyakmısın lan? Görmüyormusun adam barajla konuşuyor.”

Kimi zaman Sergio Corbucci kimi zaman Lucio Fulci bizlere doyumsuz kahkahalarımızla eşlik etmekten çekinmedi. Türkiye Cumhuriyeti içerisinde sinema yazarlığı – eleştirmenlik kutuplarını bir araya getirip minik bir grupta kendi bünyelerinden kat ve kat büyük bir pastadan oburca yemeye doymayan “Eleştirmen” lerimizin banko yönetmenlerini, banko filmlerini kesinlikle bu sohbete dahil etmedik. Sevecen bir sinema anlayışını entellektüel egoizme bulaştırmaya da niyetimiz yoktu.

Metin Demirhan, köşede kalmaya zorlanan her ürünü inatla ortaya çıkarmak için uğraşan, bu çabayı gördüğü insanlara sonsuz desteğini esirgemeyen bir dosttu. Onu, kısa bir zaman diliminde bu kadar yoğun tanıyabildiğim için kendimi şanslı hissediyorum.

Her yıl kendi gücünü çoktan kanıtlamış, klasikler listesine adını yazdırmış filmlere adanan binlerce yıldönümü yazısı yazılmakta. Kubrick’in, Coppola’nın, Scorsese’nin yönetmenlik dehası, yaptıkları filmlerin vesaire yıldönümü tekrar tekrar kaleme alınmakta. Bu tip “Garanti” yazılar akla gelebilecek “Sinema” etiketli yayınlarda, internet sitelerinde, televizyon programlarında defalarca gündeme getirilmekte.

Kaç kişi bu dayanak filmlerden vazgeçip bu filmlerin kaynak olduğu alternatiflerin peşinde koşabiliyor?

Sinemaya ilgi duyduğunu söyleyip kendi ülkesinin sinemasından utanmadan araştırma yapan kaç insan var?

Taxi Driver’in 31. yılı vesilesiyle yazılan ve 32. yılında da tekrar edecek onlarca methiyeyi bir tarafa koyup X film için bu yazılmadı, yazılmalı diyebilecek kaç insan kaldı?

Yazdığı ve yurtdışında da kaynak oluşturan kitaplarına bir lütuf olarak ona sosyal yaşam güvencesi sağlayamayan, İstanbul gibi bir şehirde bir gün içinde normal ihtiyaçları karşılamak için harcanabilecek paralara telif veren bir popüler kültür, onun yokluğundan sonra Demirhan ismini bir kaç satırdan ibaret özgeçmiş tadında yazılarla bültenlere geçecek.

Metin Demirhan, külliyat fakiri ama görebilen gözler için alternatif kültür zengini Türkiye’ye bıraktığı onurlu eserleriyle yaşayacaktır.

ÇIKO’nun onur üyesine sevgilerimle;

Gökay GELGEC – Yojimbooo

KOZMO FARESİ

Önceki İçerikSinema Yazarı ve Karikatürist Metin Demirhan ’ı Kaybettik
Sonraki İçerikTürk Sinemasının 93. Yılı
1982 - Abisi ile beraber Cüneyt Arkın'ın SON SAVAŞÇI filmini sinemada seyrederek Fantastik kulvara erken giriş yaptı.1980'li yıllar - Video furyası ve TRT de yayınlanmış her tür filmi izleyerek geçirdi. Bu dönem özellikle ilerleyen yıllarda film müzikleri deşifreleri ve remake çalışmaları için bir ön kültüre sahip olmasını sağladı.1992 - Film muzikleri koleksiyonculuğu ve Yeşilçam filmlerinde kullanılan yabancı müziklerin deşifresine başladı. Son 20 yılda kaset, cd, plak ve sanal formatlarda olmak üzere 5000 adedin üzerinde film müziği albümü edindi.1998 - Çetin İnanç Koleksiyoncuları ÇIKO'yu kurdu. Grup amaç olarak filmlerin esinlendiği orjinal yapımları, filmlerde kullanılmış olan müziklerin deşifresi ve filmlere ait afiş - lobi kartı gibi dökümanların arşive eklenmesini seçti.2007 - Utku Uluer ile beraber SINEMATIK blogunun kurdular ve konsept dosyası CEMIL, Mesut Karanın katkılarıyla Cinemascope dergisinde yeraldı. Konsept dosyalar olarak Cemil ve Adalet filmlerinin yanısıra Tunç Okan Cumartesi Cumartesi ve Otobüs, Erotik Türk Sinemasının giallo örnekleri, Yeşilçam Remakeleri ve bir akım olarak Anadolu Westernleri konularında yazılı çalışmaları bulundu.2008 - Onar Films adına Jet Director ve Vendetta isminde iki kısa dökümanter hazırladı. Bu çalışmalar Demir Pençe Korsan Adam ve Cellat dvdlerinin basımlarında dünya pazarında yayınlandı. Hollanda kökenli Shockkend News sinema dergisi tarafından hazırlanan Turkish Trash Weekend film gösterimleri etkinliğinde konuşmacı ve danışman olarak yeraldı. Ayrıca yine aynı dergi için Türk Fantastik Sineması üzerine bir dosya hazırladı.2009 - Amerikan Dark Maze Studios dvd ve film yapımcılığı şirketi adına Korkusuz ve Kara Şimşek filmlerinin basım aşamalarında Çetin İnanç ve Serdar Kebapçılara ait dökümanterleri hazırladı. Aynı dönemlerde Melih Gülgen, Cüneyt Arkın ve Çetin İnançla kişisel sohbetlerini Sinematik için yazılı kaynak olarak paylaştı. Yönetmen Cem Kaya tarafından Alman ZDF kanalı için hazırlanan Remake Remix Ripoff belgeselinde konuşmacı olarak yeraldı. Massimo Italiano'nun hazırladığı Poliziesco kitabının Türk - Italyan ortak polisiyeleri bölümünde İnsanları Seveceksin filmi üzerine bir makale hazırladı. Ege Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından hazırlanan etkinliklerde Cüneyt Arkın - Çetin İnanç dönemi filmlerinden Vahşi Kanın sunumunu ve anlatıcılığını üstlendi. KargART Geceyarısı Filmleri etkinlikleri kapsamında Kilink filmleri gecesinin anlatıcılığını yaptı.2010 yılından bugüne Macaristan'da yaşamaktadır.