Her Daim Mahkemelik Cem Karaca’nın Gözyaşları

Merakla beklenen Cem Karaca’nın Gözyaşları filmi, hayattayken davalarla uğraşan Cem Karaca’ya yakışır şekilde gösterime girdi.

Ülkenin müzik tarihinin önemli isimlerinden Cem Karaca, tekrar tekrar tartışılmaya devam ediyor. Yıllar önce başladığı müzik yolculuğunda rotasını Batı’dan Anadolu’ya çeviren Karaca, 1970’lerde kazandığı politik kimliğiyle gittikçe daha da sivrilir. Cem Karaca’nın çok da uzun olmayan hayatı, mahkemeler, sürgünler ve yasaklarla anılacaktır.

Cem Karaca’nın hayatındaki kimi olaylar, mesela Almanya’ya gidişi ve dönüşü, döndükten sonra kimi çevrelerin sırt çevirmesi ve kimi çevrelerin kucak açması, politik söylemleri, şarkıları, ölümünün 20. yılında bile tartışılmaktadır.

Bir diğer tartışma da biyografi filmleri üzerine… Türk Sineması’nda böyle bir furya, yeni yeni ortaya çıktı. Müslüm Gürses ve Bergen’in hayatını anlatan filmlerin gördüğü ilgi, yapımcıları bu tarz filmler çekmeye itti.

Ölümlerinin ardından bu isimlerin anısına film yapılıp yapılmamasının getirip götürdükleri, sıkça tartışılır olmuştur. Kimi çevreler, ünlülerin tanıtılması, bilinmesi ve hayatlarının anlatılması konusunda bu filmlerin önemine dikkati çekerken, kimileri de ölümlerinin ardından rant sağlanması konusunda eleştirilerini yöneltmişti. Sözgelimi Neşet Ertaş’la ilgili çekilen Garip Bülbül filminin gösterimi, “ailesinden izin alınmadığı” gerekçesiyle mahkeme kararıyla durdurulmuştu.

Merakla beklenen Cem Karaca’nın Gözyaşları filmi, hayattayken davalarla uğraşan Cem Karaca’ya yakışır şekilde gösterime girdi.

İsmail Hacıoğlu’nun içine Cem Karaca kaçmış

Cem Karaca’nın Gözyaşları, benzerlerinden daha farklı görünen bir film. Yönetmenliğini Yüksel Aksu’nun yaptığı bu filmde, Cem Karaca‘yı İsmail Hacıoğlu, anne Toto Karaca‘yı (İrma Felekyan) Yasemin Yalçın, baba Mehmet Karaca‘yı Fikret Kuşkan ve teyze Roza Felekyan‘ı Meral Çetinkaya canlandırıyor.

Yaşantısı çeşitli çalkantılarla dolu Cem Karaca’yı beyazperdeye başarılı şekilde aktarılmış. Film henüz gösterime girdiği için çok ayrıntılı yazıp da sürprizi kaçırmamak gerekli. Ancak şunu söylemeli ki, Cem Karaca’yı çok yakından tanıyan Moğollar grubundan Taner Öngür’ün de söylediği gibi, İsmail Hacıoğlu’nun içine Cem Karaca kaçmış. Ayrıca filmin yönetmeni Yüksel Aksu, şarkıların playback olmasını istemesine rağmen Hacıoğlu ikna ederek filmdeki şarkıları kendi seslendirmiş.

Film baştan itibaren insanı içine çeken bir yapıya sahip. Salonda yer yer duyulan sessizliğin nedeninin seyircilerin gözyaşları olduğu tahmin etmek zor değil. Cem Karaca’nın kimi ünlü fotoğraflarının, giyim tarzının sahnede birebir yansıtılması etkileyiciydi. Kaldı ki Cem Karaca, giyim tarzı, elinin kolunun hareketi, konuşmasıyla kendine özgü bir karakterdir ve yıllardır yapılan taklitleri ancak karikatürize etmiştir. Ancak İsmail Hacıoğlu, Cem Karaca’yı yeniden yaşatmış gibiydi.

Başarılı oyunculukların olduğu filmde Yasemin Yalçın, çok büyük bir alkışı hak ediyor. Genelde komedi filmlerinden bildiğimiz Yalçın, Cem Karaca’nın annesi Toto Karaca’yı çok iyi canlandırmış.

Durdurma kararı iddiası

Uzun zamandır çekilmesi beklenen bu film, ne yazık ki hayattayken mahkemelerle, davalarla uğraşan Cem Karaca’ya yakışır şekilde gösterime girdi.

Sanatçının son eşi İlkim Karaca, Cem Karaca’nın peşini yine bırakmadı gibi görünüyor. Öldükten sonra Emrah‘ın oğlu olmadığını iddiasıyla dava açan İlkim Hanım, bu kez de “kendisinden izin alınmadığı” gerekçesiyle filmin gösterimini durdurmak için mahkemeye başvurdu.

Filme danışmanlık yapan Emrah Karaca da babasının telif haklarının 3/4’ünün kendisinde olduğunu savundu. Son olarak açılan davada filmin gösteriminin durdurulmasına ilişkin karar alındığına yönelik haberler çıksa da şu an için filmin sinemalarda gösterimi sürüyor. Yine de belli olmaz, merak edenlerin filmin gösterimden kalkması ihtimaline karşın izleme kararlarını ertelememelerinde yarar var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: