Anadolu Westernleri: İrfan Atasoy – İblis

2
1681

sinematik_iblis_irfan_atasoy00

İBLİS
İrfan Atasoy

Yılmaz Duru‘nun 1972 yılında çektiği İblis, Anadolu Westernlerinin temel ilham kaynağı olan Western temalarının vazgeçilmezi kanunsuzluk ve intikam ikilisinin kara bir hikaye çerçevesinde geliştiği bir örnektir.

İblis, hikayesi açısından Yeşilçam’da üç kez beyaz perdeye uyarlanmış bir çalışmadır. Cüneyt Arkın‘ın Oğul(1974) ve Tarık Akan‘ın Çocuklar Çiçektir (1983) filmleri ile karşılaştırıldığında yazı dizimize konu olacak tüm motifleri barındıran tek çalışmadır.

sinematik_irfan_atasoy_iblis1 sinematik_irfan_atasoy_iblis6

Kavurucu bir Güneydoğu sabahında köy meydanında ki bir cesedin etrafında toplanan Jandarma takımı ve (her daim süregeldiği gibi) ağzını bıçak açmayan köylülerin oluşturduğu bir kalabalıkla açılır. İlk bakışta sınır bölgesinde ki kaçakçılık konusuna değineceği düşünülen bu açılışın, ilerleyen dakikalarda dönemine göre oldukça aykırı bir kurguyla ilerleyeceğini tahmin etmek gerçekten güç.

Ağabeyi, köyün ağası Zühtü (Bilal İnci) tarafından vurularak cesedi meydana bırakılan Senem‘e (Hamiyet Yankı) tek can yoldaşı olan kişi Ateş Ali‘dir (İrfan Atasoy) Failin tespit edilmesi için Jandarmaya ihbarda bulunur ve Zühtü Ağa’nın mahkum olmasını sağlar. Anadolu usulü bir duygusallık ile ilerleyen mutlu bir dönem ağanın hapisten dönüşüyle yerini sonu bilinmeyen sıkıntı dolu bir bekleyişe bırakır.

sinematik_irfan_atasoy_iblis7 sinematik_irfan_atasoy_iblis19

 

Ateş Ali’den intikamını almak ve saplantılı bir aşkla bağlandığı karısı Senem’i elde etmek için zalimliğine yakışır bir plan kurmaya çalışan ağanın beklediği fırsat yine bir başka kavurucu güneydoğu sabahında karşısına çıkar. Çorak tepelerde kudurmuş bir köpek gezmektedir ve bu köpeği canlı olarak getiren ağadan “5000 kayme” mükafat alacaktır.

Canlı olarak yakalanan kuduz köpek masum bir ailenin çöküşünün başlangıcıdır.

Duygusal bir ilk çeyreğin ardından İrfan Atasoy’un abartılı performansıyla birleşen çaresizlik olgusuyla Anadolu usulü bir tazı – tavşan kovalamacasına kayan hikaye işkenceden intikama ve türün vazgeçilmezi hüzüne pek çok temayı sırasıyla uygulamaktadır. Ayrıca Yeşilçam’da sık rastlanmayan filme özel müzik çalışmasının da yer alması İblis’i kendi kulvarında özenle gerçekleştirilmiş bir çalışma yapmaktadır.

sinematik_irfan_atasoy_iblis16 sinematik_irfan_atasoy_iblis18

 

Erol Taş her zaman için en kötü ve en tepedeki kötü adam performansının vazgeçilmez oyuncusu iken Bilal İnci ve ekibinin bir çete yapılanması içerisinde sürdürdükleri performans mistik Anadolu görüntüleri eşliğinde hikayeyi kendi türünün özel yapımlarından birisi haline getirmektedir. İnci’nin çetesinin kilit rolünü üstlenen geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz Türkiye’nin ilk pankreas güreşçisi Yavuz Selekman‘ı da saygıyla anıyoruz.

Bir sepet elma ile verilen erotizm, kuduz köpekler, kireç kuyusuna adam atma, ilkel bir mızrakla adam öldürme gibi benzerlerine Anadolu Westernlerinde rastlanabilecek kanunsuzluktan kaynaklanan her türlü özgürlük; coğrafi özellikler, sansür kurulu ve Türk adetlerinin vazgeçilmezi birbirini kontrol etme ve mesaj verme kaygısıyla bilindik bir finalle noktalanır.

Yazan: Gökay GELGEC – Yojimbooo

IBLIS Resim Galerisi:
(Resimleri Orjinal boyutlarında görmek için üzerlerine tıklayınız)

IBLIS Film Müzigi

Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikÖzgün Uysal – YEŞİLÇAM’IN EFSANE JÖNÜ: “İrfan Atasoy”
Sonraki İçerikFilm karelerinde Yeşilçam 24
1982 - Abisi ile beraber Cüneyt Arkın'ın SON SAVAŞÇI filmini sinemada seyrederek Fantastik kulvara erken giriş yaptı. 1980'li yıllar - Video furyası ve TRT de yayınlanmış her tür filmi izleyerek geçirdi. Bu dönem özellikle ilerleyen yıllarda film müzikleri deşifreleri ve remake çalışmaları için bir ön kültüre sahip olmasını sağladı. 1992 - Film muzikleri koleksiyonculuğu ve Yeşilçam filmlerinde kullanılan yabancı müziklerin deşifresine başladı. Son 20 yılda kaset, cd, plak ve sanal formatlarda olmak üzere 5000 adedin üzerinde film müziği albümü edindi. 1998 - Çetin İnanç Koleksiyoncuları ÇIKO'yu kurdu. Grup amaç olarak filmlerin esinlendiği orjinal yapımları, filmlerde kullanılmış olan müziklerin deşifresi ve filmlere ait afiş - lobi kartı gibi dökümanların arşive eklenmesini seçti. 2007 - Utku Uluer ile beraber SINEMATIK blogunun kurdular ve konsept dosyası CEMIL, Mesut Karanın katkılarıyla Cinemascope dergisinde yeraldı. Konsept dosyalar olarak Cemil ve Adalet filmlerinin yanısıra Tunç Okan Cumartesi Cumartesi ve Otobüs, Erotik Türk Sinemasının giallo örnekleri, Yeşilçam Remakeleri ve bir akım olarak Anadolu Westernleri konularında yazılı çalışmaları bulundu. 2008 - Onar Films adına Jet Director ve Vendetta isminde iki kısa dökümanter hazırladı. Bu çalışmalar Demir Pençe Korsan Adam ve Cellat dvdlerinin basımlarında dünya pazarında yayınlandı. Hollanda kökenli Shockkend News sinema dergisi tarafından hazırlanan Turkish Trash Weekend film gösterimleri etkinliğinde konuşmacı ve danışman olarak yeraldı. Ayrıca yine aynı dergi için Türk Fantastik Sineması üzerine bir dosya hazırladı. 2009 - Amerikan Dark Maze Studios dvd ve film yapımcılığı şirketi adına Korkusuz ve Kara Şimşek filmlerinin basım aşamalarında Çetin İnanç ve Serdar Kebapçılara ait dökümanterleri hazırladı. Aynı dönemlerde Melih Gülgen, Cüneyt Arkın ve Çetin İnançla kişisel sohbetlerini Sinematik için yazılı kaynak olarak paylaştı. Yönetmen Cem Kaya tarafından Alman ZDF kanalı için hazırlanan Remake Remix Ripoff belgeselinde konuşmacı olarak yeraldı. Massimo Italiano'nun hazırladığı Poliziesco kitabının Türk - Italyan ortak polisiyeleri bölümünde İnsanları Seveceksin filmi üzerine bir makale hazırladı. Ege Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından hazırlanan etkinliklerde Cüneyt Arkın - Çetin İnanç dönemi filmlerinden Vahşi Kanın sunumunu ve anlatıcılığını üstlendi. KargART Geceyarısı Filmleri etkinlikleri kapsamında Kilink filmleri gecesinin anlatıcılığını yaptı. 2010 yılından bugüne Macaristan'da yaşamaktadır.