Nostalji TV: Uzay 1999 ve Uzay Yolu

uzay1999-sinematik-1Yeşilçam’ın en önemli esin kaynaklarından birisi de yabancı diziler olmuştur. Özellikle ve Uzay yolu ve Uzay 1999‘un etkisi nesillerden taşınmıştır.

Videodream Project‘in arşivinde yer alan X Bilinmeyen dergileirnden 2 nadide yazıyı biraz da Sinematik Yeşilçam’ın  besin kaynaklarına bir yolculuk babında nostaljik Tv adı altında Videodream Project bizlerle paylaşıyor.

Geldi, geliyor derken,TRT idaresi,ikinci kez satın aldığı 24 ayrı öyküden oluşmuş UZAY 1999 dizisini de nihayet ekranlarımıza getirdi.

Bu uzay macerası dizisinin ikinci serisi,diğerlerine göre daha farklı ve heyecan doludur.İlk dikkati çeken değişiklik, “AY ÜSSÜ ALFA“nın yeraltına alınmasıdır.Üs inşa edilirken,hiçbir dünyalı mühendis,uzayda kayıplara karışacak bir uyduda yaşayan personelin çeşitli tehlikelerle karşılaşabileceğini hesaba katmamıştır.Serinin yapımcıları,Alfa mürettebatının,bu şekilde kendilerini gezegen dışı yaratıkların saldırılarından daha rahat korumalarına olanak sağlamıştır.
Üs’te yaşanan olayların hiç biri, ayın üstünde geçmez..Konuş,fırlatılış ve dış sahneler hariç,(bunlar maketlerle çekilmiştir) tüm görüntü düzeni,olaylara yakından bakış,her türlü tehlike karşısında atmosferi heyecanlı tutacak şekilde ayarlanmıştır.
Başka bir yenilik ise eski “Unisex” üniformalarının, özel biçimli giysilerle yer değiştirmesidir.Bunun sonucu, kadın mürettebat,orijinal pantolon yerine etekleri yeğ tutacaklardır.
uzay1999-sinematik-2Bu görüntülerin dışında, 2.serideki en büyük değişiklik, AY ÜSSÜ ALFA’ da devamlı kalan bir yabancı yaratığın bulunmasıdır. ”UZAY YOLU” dizisindeki Mr.Spock’ın kadın modeli diyebileceğimiz bu kişi, ilk oyunlarda onlara katılır.
Üs modüllerinden Kartal, iki pilotla birlikte PSYCHON gezegenine doğru giderken, bir ışıklı küre tarafından çevreleniverir.Kendini MENTOR diye tanıtan bu yabancının çehresi,kumanda merkezi ekranında belirir.Kumandan KOENİG, Kartal’ın görevinin dostça olduğuna MENTOR’u iknaya çalışır ve onunla buluşmak üzere,ikinci bir kartal gönderir.
Ne yazık ki Kaptan KOENİG (Martin Landau),Dr. Russel (Barbara Bain) ve pilot Nick Carter yönetimindeki araç, Psychon üzerinde tuzağa düşer ve ( Bazı Afrika efsanelerinde geçen) madenlerde çalıştırılan (ZOMBİE) hortlakların arasına girerler.Bunlardan biride
ilk Kartal ile gezegene giden TORENS’tir. Alfa’lılar bir güç alanına yakalanırlar.Yine de Koenig,MENTOR’u kandırmayı becerir.
Bu kez,vahşi bir aslanla yüz yüze gelir.Birden,bu yaratık şekil değiştirir ve çok güzel bir kılığa bürünür.Bu MENTOR’un kızı MAYA’dır. Psychon halkı,molekül değişimi yeteneğine sahiptir ve her istedikleri şekle bürünüverirler.
MENTOR, Koenig’e Psychon’un trajedisini anlatır.kendisi Psychon halkının beden ve akıllarıyla yaratılan ve beslenen biyonik bir bilgisayarın bekçisidir.Bu bilgisayar,gezegene gelen her akıllı yaratığın aklını emmektedir.Mentor,bilgisayarı ve hortlakları kullanarak,mahvolmuş gezegenini yeniden kurmayı düşünmektedir.
Mentor,ALFA ÜSSÜ’nün boşaltılmasını ve mürettebatının aklının,akıl-emici bilgisayarca alınmasını ister.Fakat kumanda merkezi (Alfa Üssü’nün bilgisayarı) buna ters bir kodlama ile karşılık verir ve “emirleri anlamaz! “ Koenig,durumun kötülüğüne gezegenin ve canlılarının sonunun geldiğine MAYA’yı inandırır ve MAYA, Ay Üssü‘ne vardıktan hemen sonra, Psychon parçalanır. MAYA, Alfa Üssü’ne bir yenilik getirmiştir.Onunla ve onun moleküller değişim yeteneğiyle, kumandan Koenig,Dr. Russel ve mürettebatın omuzlarına binen yük hafiflemiştir.Alfa’nın yaşamına yenilik getiren MAYA’yı Catherine Schell oynamaktadır.
Uzay 1999 serisindeki başka bir yenilik de ,yapımcı Fred Freiberger’in bir yapımı olmasıdır.The Wild (vahşet),Wild West (vahşi batı) ,Ben Casey ve Slattery’s People TV dizileri ile The Weapon (silah),Crash Landing (çatırtılı iniş), Beats from 20000 fathoms (20000 fersahtan gelen canavar) adlı filmleri yapmıştır.
Onu uzayın derinliklerine iten ilk dizisi,STAR TREK (Uzay Yolu) olmuştur.Freiberger,yaratıcı Gerry Anderson ile birlikte,karakterlerin daha insancıl olması için çevreleri ile ilişkilerini ayarlamışlardır. Karakterle olayların bağdaştırılmasına çalışılmış, her halükarda insan oluşlarının önemi hissettirilmeye çalışılmıştır.
Tüm dileğimiz, “Giz” dolu uzayın derinliklerinde yol alan, ALFA ÜSSÜ’ nün, daha anlaşılabilir serüvenler yaşamasıdır…
Bu yazı; “X-BİLİNMEYEN, bilim-kurgu dergisi “ alıntıdır.
Ekim 1977, Sayı:17
Paylaşan: Videodream

Mr. Spock  Konuşuyor:
Çoğumuzun unutamadığı dizileri en azından hatırlatmak ve birazda olsun onlar ile özlemimizi gideriyoruz. Internet sağolsun çoğu eski diziye ulaşabiliyoruz ama birazda onlar üzerine yazmayı ve okumayı özledik sanırım. Eğer Facebook kullanıcısı iseniz Metin Demirhan’ın kurduğu bir gruba üye olmanızı öneririz: COCUKLUGUMUZUN TV DIZILERI (Tıklayın) Bir Mr Spock kolay yetişmiyor.
İlk önce Uzay 1999 şimdi de Star Trek TOS (yani the original series) dizisinden Mr Spock ile yapılmış eski bir söyleşi. ..
              
 Uzay Yolu dizisinin bitiminden sonra Mr. Spock’a ne oldu? Spock’ın diğer yarısı Leonard  Nimoy’un dizi hakkındaki görüşleri ve bugünküehm pardon o günki yaşamı…
      uzay-yolu-star-trek-CAMJQZU522.Yüzyıl Atom ve Hidrojen Çağı Olacaktır !
Ben Spock değilim diyor Leonard Nimoy.Spock olmayı seviyorum.Fakat kendim olmayı daha çok seviyorum.Ondan sıyrılmak ve özgürce davranmak istiyorum.Leonard Nimoy olarak düşünmek ve düşünülmek daha önemli benim için.
-Leonard, Mr. Spock olarak anılmak sana ters geliyorsa, aslında düşündüğün başka bir karakter var mıydı ?Ben aslında yanlış anlaşılan bir insanım.Bir zamanların devleri Lon Chaney veya Paul Muni gibi olmak isterdim.Fakat 1950’lerin halkı ki o zamanlar 19 yaşlarındaydım.Paul Muni gibi olmaya çalışan bir L.Nimoy değil de Tob Hunter gibi davranan yakışıklı bir aktör arıyorlardı. Ancak 15 yıl kadar sonra Spock rolü ile karşılaştım. Dizi 3 mevsim sürdü. 1967 ve 1968. Başlangıcında, seri başarılıydı ve Vulcan’lı ikinci kaptanı gizleriyle doluydu.Bilim adamları onun mantıklı,ince eleyip sık dokuyan bilimsel kafasını beğeniyorlardı. Hippiler onu soğukkanlı ve mistik buluyorlardı.Çocuklar ise onun kuvvetli,keskin ve kuru kişiliğine bayılıyorlar, fantastik kulaklarına aldırmıyorlardı bile.
-Bu görüşler,bir yerde rolünün adamı olduğunu ortaya koymuyor muydu? Sözgelimi yılar geçmesine rağmen Uzay Yolu Fan Klüpleri,konuyu halen canlı tutuyorlar ve buralarda yine en çok sözü edilen sensin!
-Bu konudaki görüşlerimi “Ben Spock Değilim” adlı kitabımda açıklamaya çalıştım.Evet
rolümün adamı olduğumu inkar etmiyorum;ama yolda yürürken bile  L.Nimoy olarak değil de Mr.Spock olarak anılmak, bir  sonraki filmde görüldüğüm ve başka bir role adapte olduğum zaman ortay çıkmakta ve Mr.Spock’a göre değerlendirilmeye gidilmektedir.Bu ise, benim sonraki sanat hayatımı etkilemektedir;çünkü seyirci,biten bir dizideki rolümde beni görmeye devam etmektedir.
     -Uzay Yolu böylesine etkili olduğuna göre,dizi hakkındaki fikrin nedir?
–         Ana fikrine göz atarsak, değişik bir ortam görürüz. 22 yüzyılda atom ve hidrojen çağı yaşanacaktır.Diğer gezegenlerdeki akıllı yaratıklarla ilişki kurulacaktır.Alış-veriş ve diğer gereksinmeler için,galaksiler arası federasyon çalışmaları organize edilecektir.İlginç formlar ve birçok yaşayan güzellikler korunmaya çalışılmakta ve saygı duyulmaktadır.Dünyanın doğal kaynaklarının tahribi  ve dağılmaması için çalışılmaktadır.Diktatörlükler ve politik demagoji ile savaşılmakta ve kazanılmaktadır.
- Diziden sonra bir süre Görevimiz Tehlike’de oynadın.Bu konuda bir şey söylemek ister misin?
– Bu dizi her hafta bana belirli bir görevde  görünme olanağı sağlıyordu,ama bu “boyutları”
olmayan bir karakterdi.
-Bundan sonra hangi karakterleri aldın?
– Fiddler on the Roof (Çatıdaki Fiddler)’de  Teyve, Fagin, Kral Artur, P.P, Mc.Murphy, Caligula ve The Man in The Glass Booth (Cam kulübedeki adam) da rol aldım.Bunun dışında Uzay Yolu’nun yapımcısı Gene Roddenberry ve Universal Film Şirketinden Sid Sheinberg bazı projeler sundular; Sharlock Holmes rolü için,görüntü olarak Conan Doyle’ün  tanımlarına yakındım…Uzun ,ince,sert hatlı…Bunlara ilave olarak seyircilerin gözünde güldürü rolü oynarken,sanırım yapımcılar yine Mr.Spock ile Holmes arasında bir benzerlik görmüşlerdi.
uzay-yolu-CAL8U95Z
—————————————————————
L.Nimoy aslında çok renkli bir kişiliğe sahiptir.Hem aktör, hem öğrenci,hem konuşmacı, hem de bir acenta sahibidir. Yılda 35  civarında konferans verir,bir yandan  film TV yapımlarına hazırlanır,öte yandan film- tiyatro acentalığı yapar,bu arada  bir ticaret işini de yürütür.kendisi,bütün bunları tekelde topladığı için mutlu olduğunu söylemektedir.
You and I ( sen ve Ben), I  am  not  Spock ( ben Spock değilim) adlı kitapları binlerce satmıştır. Halen TV’de  10.000 dolar Pyramid adlı eğlence programında sık sık görülmektedir. Geçen yaz “My Fair Lady” oyunu için Amerika turuna çıkan aktör,aslında evinde oturup eğlence programlarını izlemeyi yeğliyor.Bu konuda şunları söylemektedir:
“Günümüzde insanın gülebilmesi çok zor bir hadise.Yoğun çalışma hayatı ve çeşitli sıkıntılardan kurtulmak için dinlenmek ve eğlenmek;hatta gülmek gerek. Ancak böylece dinlendiğimi hissediyorum…laf aramızda çoğunlukla da kendi düzenlediğim eğlence programlarını izliyorum…”
L.Nimoy, bugün 46 yaşında. Yarı yaşında eşi,ilk karısından olan oğlu ve kızıyla mutlu bir yaşam sürüyor. Amerika’da….
Yukarıdaki  röportaj  X-Bilinmeyen ( bilim-kurgu ) sayı:15 ,yıl 1977, dergisinden alıntıdır.
Planet_of_the_VampiresBilim –Kurgu  üzerine birkaç…..
Bilim-kurgu filmlerinin kimisi Bronz Çağında,kimisi ise Uzay Çağında geçebiliyor.Kimisi yerkürenin merkezinde, kimisi insan bedeninin içinde, kimisi ise galaksilerde geçebiliyor.Kiminde uzay adamları, kiminde “canavarlar”, kiminde robotlar, kiminde kutsal yaratıklar, kiminde de bunların hepsi birden, ayrıca insan görünebiliyor.Kısmen,çeşitli bilim dallarından bilgiler alınıyor ve bunlar bir araya getiriliyor. Ama, hepsinde salgın hastalıklar,kimlik yitirimi,homojenleştirim, kitlesel  kırımlar,yok edilmeler, başka türlere dönüşümler vb…gibi korku endişe ve dehşet duygusu yaratan öyküler işleniyor. Kimisinde, Atom Çağını,kimisinde soğuk savaşı kimisinde ise dönemi dolaylı olarak anlatan metaforlara rastlanıyor.Bunlar bakıldığında toplumların gerilim dönemlerine rastlıyor…

Bilimsel görünen yanı ile insanların varolan toplum ve dünya karşısındaki inançsızlıklarını,kuşkularını,korkularını,umut kırıklıklarını; kurgusal yanı ile de,insanların çağdaş yaşamda erişebildikleri beklentilerini,daha iyi bir yaşama yönelik,ama açıkça ve korkusuzca dile getiremedikleri umut ve beklentilerini yansıtıyor. Bilim-Kurgu türünün bir başka özelliği ise,dünyadaki gerilim ve yumuşama dönemlerine son derce koşut bir kötümserlik ve iyimserliği yansıtmasıdır.Kitleler yerine (onlar adına) konuşan bir tür de olmak durumundaki bu filmler; reel-dünya yerine, geleceğin dünyasının gelişini beklemekte sabırsız olan Ütopyan düşüncelilere sesleniyor.

“Yeniden Doğma” fantazyasında görüşmek üzere…
Röportajı Paylaşan: Videodream
uzay-yolu-star-trek-CAMJQZU5-640x300

About Sinematik Yeşilçam

Site Editör