GELiNCiK – Safa Önal & Şerif Gören

0
1309
2007 yılının son dönemecinde Hicran Sokağı filmi ile sinemaya tekrar merhaba diyen Yeşilçam’ın efsane senaristi Safa Önal’a saygılarımızla …
Sinematik Yeşilçam Yazarı Ekrem Yaşar Pınarbaşı’nın kurguladığı film fragmanı yazının en sonunda izleyebilirsiniz!!!!

GELİNCİK

Gelincik sakin bir tatil beldesinde kişiliğini bulan insanların öyküsüdür . Büyük bir şehrin , pembe bir dünyanın içinde insanlığını unutmuş Fato bu sakin tatil kasabasına kendini bulmaya ait olmadığını düşündüğü sahte bir dünyadan kurtulmaya gelmiştir . Zorla evlendirilmek istediği zengin bir gencin teklifini sürekli reddetmektedir . Hayatı o güne kadar babası tarafından yönlendirilmiş olan genç kadın gelincik çiçekleriyle çevrili bu kasabada ufak bir dünyanın yüreği büyük insanlarını tanır.


Kasabanın gençleri büyük şehirdeki sahte oyunların ötesinde çok daha saf yöntemlerle kendilerine kız arkadaş bulmaya çalışmaktadırlar . Şehirlerde keskin çizgilerle birbirlerinden ayrılan siyasi görüşlerin takipçisi gençler bu kasabada aynı meyhanede birbirlerine komşu masalarda memleket kurtarıp içkilerini içmektedirler ve ortada kavgada yoktur. Fato yıllardır özlemini çektiği özgürlüğü bir insan kimliği içerisinde sahilde görür . Kıbrıs harekatından sonra ordudan ayrılıp bu kasabaya yerleşmiş olan yüzbaşı Alişan ve atı gelincik özgürce suları yararak sahilde koşturmaktadırlar .

Tanıştıkları ilk gün bu sonsuz özgürlük duygusunu Fatoda tadar . Takip eden günlerde beraber balık avlarlar , o güne kadar öğrendiği gibi kibar kurallar içerisinde sıkışarak çatalla bıçakla yemesine gerek yoktur bu nimeti ; Gece kumsala parıltıları saçılan yıldızları izlerler , gökteki yıldızlar burada büyük şehirlerde görülemeyecek kadar çok sayıda ve samimidir . Bu küçük mutluluklarda o güne kadar özlemini çektiği sevgiyi bulur Fato . Sohbet esnasında kendi babasının isminden bahseder ve ilk kez babasının isminin bir kanun gibi geçmediği adının bile herhangi bir şey ifade etmediği bir insan olduğunu görür karşısında .

Yeryüzündeki hiçbir mutluluk savaşarak kazanılmadıkça büyük izler taşıyarak sahiplenme duygusu yaratamaz . Bu zorlukların en büyüğüde Fatonun babası ve evlendirilmek için zorlandığı kişidir . Kasabanın havası bir anda değişir , baba paranın olanca gücüyle elinden gelen tüm baskıları yapmaya başlar , silaha ve kavgaya yeminli olan Alişan kirli bir oyunla hapse atılır ama Fato sevgisinden vazgeçmez . Onun için özgürlüğe ve mutluluğa kaçış için verilen bir savaştır bu ancak sevdiği insanın hayatını karartmaya daha fazla dayanamaz ve babasının teklifini kabul ederek Alişanın hapisten çıkarılmasını sağlar .
Ayrılık günü geldiğinde ise önünde iki seçenek kalmıştır mutsuz ama zengin bir yaşam yada mutlu ve sakin bir yaşam . Fato kalbinin sesini dinler ve Alişanla beraber hayatlarının en büyük kaçışına başlarlar . Özgürlüğe yapılan bir kaçıştır bu vermek zorunda kalacakları kurban ise Gelinciktir . Gelinciğin ölümü kendi özgürlüklerini kazanmalarını sağlar çünkü peşlerindekilerin karşısında artık yeminini bozmuş Alişan vardır .

Gelincik , Cüneyt Arkın ve Fatma Girik’in birlikte rol aldıkları diğer aşk filmleri içerisinde kendi zamanının özelliklerini hafif çizgilerle sunan zevkle izlenen ve her ikisininde sanatçı kişiliklerinin zirvesinde bir uyumu gösterdikleri bir filmdir .

Fatma Girik’in Cüneyt Arkın’ın hapisten çıkarılmasının ardından sahilde yürüyüşü , yüz ifadesi ; Cüneyt Arkın ve Fatma Girik’in son seçimi yaptıkları sahnede gözleriyle konuşur gibi yansıyan mükemmel görüntüler duygularla yapılan oyunculuğun güzel birer örneğidir . Jandarmaların arasındaki teskere ; kasabanın genç delikanlılarının kız tavlama üzerine girdikleri bahis ; kasabanın bitirimlerinin “güldürücü üflemişler” gibi konuşmaları sokaktaki insanın konuştuğu sıradan sözlerdir ve filmdeki doğallığı tamamlar . Cüneyt Arkın ın filmde ilk kez ortaya çıktığı sahnede atıyla beraber sahildeki görüntüsü unutulmayacak şekilde hafızalara kazınacak cinstendir .

Sinemamızın doğa aşığı yönetmeni Şerif Gören‘in bir kaç ay öncesinde bir diğer Cüneyt Arkın’lı filmi olan DARBE/ İKİ ARKADAS‘ta filmin senaryosunun sınırları dahilinde bir kaç plan halinde sunabildiği doğa sevgisi, GELINCIK filminin tamamında izleyiciyle buluşabilmektedir.

Şerif Gören, bir zamanlar cennet tabirine yakışan tatil beldelerimizin beton mezarlıklara dönüşmelerinin arifesinde ki doğal güzelliğini bizlerle paylaşmaktadır.


MUZIK DEŞİFRELERİ :

John Williams‘ın Steven Spielberg ile beraber tamamen senfonik tarzda film müzikleri üretmeye başlamasının arifesinde diskografisnin en güzel albümlerinden birisi olduguna inandıgım EIGER SENCTION film boyunca tüm variasyonlarıyla beraber çalmaktadır . Burda kendi açımdan hoşuma giden nokta her iki filmide izlemiş bir insan olarak GELINCIK in EIGER SENCTION un temalarına orjinal filmden çok daha güzel oturduğudur. Orjinal film bir casusluk ve macera hikayesini dağların zirvelerine kadar bir yolculukta harmanlamakta ancak karakterlerin soğukluğu ile şarkıların duygusal yapıları başarılı bir şekilde örtüşmemektedir.

Bunun haricinde sahildeki gençlerin akrobatik yeteneklerini gösterdikleri sahnede Marvin Hamlisch‘in STING albümü kullanılmıştır.


Filmin ana temasını bu adresten indirebilirsiniz:
http://www.box.com/shared/2tjbevxh17

Yazan: Gökay GELGEC – Yojimbooo
Not: 2007 yılında yayınlanan yazımızın güncellenmiş halidir.


Ekrem Yaşar Pınarbaşı’nın hazırladığı Gelincik filminin Fragmanı:



Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikCanım Kardeşim – Sezerciklerin Ömerciklerin Karşısında Gerçek Bir KRAL
Sonraki İçerikMeraklı kedi: Yeşilçam Sineması – Artiz Kahvesi – Sinema Keyfi
1982 - Abisi ile beraber Cüneyt Arkın'ın SON SAVAŞÇI filmini sinemada seyrederek Fantastik kulvara erken giriş yaptı. 1980'li yıllar - Video furyası ve TRT de yayınlanmış her tür filmi izleyerek geçirdi. Bu dönem özellikle ilerleyen yıllarda film müzikleri deşifreleri ve remake çalışmaları için bir ön kültüre sahip olmasını sağladı. 1992 - Film muzikleri koleksiyonculuğu ve Yeşilçam filmlerinde kullanılan yabancı müziklerin deşifresine başladı. Son 20 yılda kaset, cd, plak ve sanal formatlarda olmak üzere 5000 adedin üzerinde film müziği albümü edindi. 1998 - Çetin İnanç Koleksiyoncuları ÇIKO'yu kurdu. Grup amaç olarak filmlerin esinlendiği orjinal yapımları, filmlerde kullanılmış olan müziklerin deşifresi ve filmlere ait afiş - lobi kartı gibi dökümanların arşive eklenmesini seçti. 2007 - Utku Uluer ile beraber SINEMATIK blogunun kurdular ve konsept dosyası CEMIL, Mesut Karanın katkılarıyla Cinemascope dergisinde yeraldı. Konsept dosyalar olarak Cemil ve Adalet filmlerinin yanısıra Tunç Okan Cumartesi Cumartesi ve Otobüs, Erotik Türk Sinemasının giallo örnekleri, Yeşilçam Remakeleri ve bir akım olarak Anadolu Westernleri konularında yazılı çalışmaları bulundu. 2008 - Onar Films adına Jet Director ve Vendetta isminde iki kısa dökümanter hazırladı. Bu çalışmalar Demir Pençe Korsan Adam ve Cellat dvdlerinin basımlarında dünya pazarında yayınlandı. Hollanda kökenli Shockkend News sinema dergisi tarafından hazırlanan Turkish Trash Weekend film gösterimleri etkinliğinde konuşmacı ve danışman olarak yeraldı. Ayrıca yine aynı dergi için Türk Fantastik Sineması üzerine bir dosya hazırladı. 2009 - Amerikan Dark Maze Studios dvd ve film yapımcılığı şirketi adına Korkusuz ve Kara Şimşek filmlerinin basım aşamalarında Çetin İnanç ve Serdar Kebapçılara ait dökümanterleri hazırladı. Aynı dönemlerde Melih Gülgen, Cüneyt Arkın ve Çetin İnançla kişisel sohbetlerini Sinematik için yazılı kaynak olarak paylaştı. Yönetmen Cem Kaya tarafından Alman ZDF kanalı için hazırlanan Remake Remix Ripoff belgeselinde konuşmacı olarak yeraldı. Massimo Italiano'nun hazırladığı Poliziesco kitabının Türk - Italyan ortak polisiyeleri bölümünde İnsanları Seveceksin filmi üzerine bir makale hazırladı. Ege Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından hazırlanan etkinliklerde Cüneyt Arkın - Çetin İnanç dönemi filmlerinden Vahşi Kanın sunumunu ve anlatıcılığını üstlendi. KargART Geceyarısı Filmleri etkinlikleri kapsamında Kilink filmleri gecesinin anlatıcılığını yaptı. 2010 yılından bugüne Macaristan'da yaşamaktadır.