Suavi Sualp : Yeşilçam’da Dikizleri Çalışan Mizah

0
1173

suavi_sualp_sinematik_banner

Kemal Sunal filmlerinde Natuk Baytan ekolünün yapı taşlarına inildiğinde Yeşilçam’ın her daim saygıyı hakeden kavgacılar ekibi, karakter oyuncuları ve kamera arkası set ekibi kadar bu ekolün beyni sayılabilecek önemli bir isim Suavi Süalp’tir.

Açıkçası set ekibi , kavgacılar ve karakter oyuncular bu ekol kadar emek verdikleri diğer tüm Yeşilçam filmleri içinde ayrıca saygıyı haketmekteler. Suavi Süalp ise Alternatif Yeşilçam Kültürü açısından kabare tiyatrosu, erotik Yeşilçam ve Natuk Baytan Kemal Sunal ekolü olarak kendi çizgisini ayrı bir kulvarda sürdürerek ayrı bir ilgiyi haketmekte. Bu sebepten Sinematik Yeşilçam içerisinde bu ustaya da adanmış bir yazının olması gerekli.

suavi_sualp_sinematik07 Suavi Sualp

Süalp’in 1976 – 1978 dönemi arasında serinin üç ağır topu Sahte Kabadayı , Sakar Şakir ve Avanak Apti filmlerinin senaryolarında imzası bulunuyor. Bu üç filmle emeklemeden olgunlaşmaya doğru tutturulan çizgi 1980’li yılların ortalarına doğru zayıflayarak tamamlanan serinin kendi raconunun da şifrelerini fısıldıyor. Tarzan Rıfkı ve Atla Gel Şaban’ı sadece seri içerisinde değerlendirerek diğer filmlere göre biraz daha zayıf olarak ele alırsak özellikle Tokatçı, Yedi Bela Hüsnü ve Üçkağıtçı filmlerinde yukarıda saydığımız üç filmde temelleri atılan formülün başarılı bir şekilde uygulandığını görüyoruz.

Yazarın Yeşilçamla ilişkisi 1962 yılında çevrilen Geçti Buranın Pazarı filminin senaryo yazarlığına dayanmakta. Taşradan göç, arabesk, yollarını şaşıranlar temalarının topluma ve sinemaya yansımadığı şehir kaynaklı komedi filmlerinin başarılı serisi Turist Ömer’de de Süalp’in dokunuşunun izine rastlamak mümkün. Çeşitli kaynaklarda Turist Ömer’in ‘Zzzt Erenköy ’ esprisinin yaratıcısının Süalp olduğu geçmekte, hatta Turist Ömer Almanyada (1966) filminin senaryo yazarı bizzat Suavi Süalp.

suavi_sualp_sinematik05 suavi_sualp_sinematik06

Kemal Sunal, Zeki Alasya, Metin Akpınar gibi isimlerle Türk Tiyatrosunda yeni bir devrin başlangıcı olan Kabare usulüne de 1968 yılında yazdığı Aç Koynunu Ben Geldim oyunuyla ismini yazdırıyor. 1976 yılında Nejat Uygur’un başrolünü üstlendiği Saffet Beni Affet ve yine aynı Kemal Sunal’ın Meraklı Köfteci filmlerinin de eser sahibi kendisidir.

Büyük ustanın hayatından kesitlere kopuk kopuk ulaşabildiğim kaynaklar, ustanın yaşam çizgisinde karşılaştıkları, yakın tarihimizin paylaşım – blogger – sosyal medya basamaklarında pek çok insanın yüzleştiği emekleme ve zorluklarla ortak noktalara sahip. Yarattığı mizah usulü, esprileri, kimi zaman hazırladığı senaryolardan hazırlanmış kolajlar ve yazılarından izin almaksızın gerçekleştirilmiş alıntılarla kotarılmış onca projeye rağmen hiçbir zaman üretmekten ve yazmaktan vazgeçmemiş.

Mizah konusunda Aziz Nesin’in ciddiyet ilkesiyle ele aldığı mizah a karşı, kendi mizahını Yeşilçam usulü ile anlatmak gerekirse Cüneyt Arkın’ın Gırgır Ali tiplemesinde ki karakterin hayata bakış açısıyla ele almış. Kaldı ki Gırgır Ali’ye lakabını veren sözcük Türk mizahında dergiciliğin zirve ürünlerinden birisi. Mizah dergiciliği konusunda 1972 yılında tek kişilik mizah dergisi atılımıyla çizimleri ve esprileri tamamen kendisine ait olan Salata dergisi de Suavi Süalp ürünü.

suavi_sualp_sinematik02 suavi_sualp_sinematik01

Salata’nın ardından Oğuz Aral’ın anılarından aşağıda detaylarını okuyabileceğiniz görüşmenin sonucunda gerçekleşen Gırgır transferi ve Gırgır Ali’nin köpeğine de isim babası olan Çarşaf dergisinde de üretmeye devam ediyor.

‘’Kendisine gırgır’da birlikte çalışmayı teklif ettim ve kapaktan manşet verdik; Suavi Süalp Gırgır’da diye ama ondan sonra Suavi’yi koydunsa bul yerinde.

Bekle bekle gelmez. Neden sonra kapıda o güleç yüzüyle gözüktü: ‘Oğuz geç kaldım ama öyle espriler buldum ki, gülmekten kırılacaksın’ dedi. Ceplerini karıştırmaya başladı. anladığım kadarıyla esprileri yazdığı kağıtları arıyordu.

Paralar filan çıktı cebinden. Neden sonra pantolonunun çakmak konulan cebinden küçük bir kağıt buldu. başladı bana okumaya; ‘Seçme saçmalar… Senin de çekilecek bir tarafın kalmadı… imza: Halat’ deyip gülmeye başladı.

Okumaya devam etti, okudukça okuyordu. Bir aralık düşündüm, bu kadar çok şey bu küçücük kağıda sığar mı diye. İmkansız sığmazdı, elindeki kağıdı aniden çekip aldım… Bir de gördüm ki elimdeki kağıt bomboş değil mi?

Suavi Süalp o kadar espriyi doğaçtan yapmıştı. Zaten mizahı da bu idi, onları yaz dedim ama aynı güzellikte yazamadı. Espriyi o an doğaçtan yapmıştı çünkü.Oturup bir masaya espri üretecek, bunun için uğraşacak biri değildi.

Espriyi her an, konuşurken yapan bir tarzı vardı. Mizaha ‘’saçma’’yı sokması en önemli yanı idi. Yerinden hiç sarsılmaz gibi görünen kalıp sözleri sonu bir uyakla biten bir cümle ile abuk sabuk bir hale sokmak, Suavi’nin mizahımıza soktuğu bir üslup idi ve sonraki kuşağa kalacak en önemli yanı bu ‘üslup’tur.

Şimdi frenklerin yapmaya çalıştığı ‘’absürd mizah’’ gibi bir tarzı Suavi yıllar önce getirmişti.’’

suavi_sualp_sinematik03 Suavi Sualp

Bir kaç sene öncesine kadar internet forumlarında rastlanan cümlelerden birisi ‘Emeğe saygı + REP’idi. Örneğin sinemamız açısından ele alırsak, bir yanda Yeşilçam filmlerinden sahne görüntüsü alıp bunu arşivlemek, paralel evrende hasıl olmuş bir düşünce sistemiyle bir noktadan sonra nerdeyse filmleri kendi çektiğini zannedecek (veya öyle gözükecek) aşamaya gelen bir paylaşımcı ve onun takipçileri hastalığı hasıldı. Bir diğer tarafta ise biraz daha emek ve araştırma gereken dolayısıyla yazılı belge bırakmaya çalışan yazar veya paylaşımcıların herşeye rağmen tutturdukları çizgiyi devam ettirmeye çalışması söz konusuydu.

Herşeye rağmen yazmaya, dolayısıyla üretmeye ve paylaşmaya devam etmek bugün için olmasa dahi gelecek kuşağın bilgi ihtiyacını gidermek ve ruhunu beslemek için başvuracağı ana kaynak olmanın saygınlığının temel taşı olur mu veya sadece romantik bir beklenti olarak içimizden gelen yazma ve paylaşma isteğinin bahanesi olarak mı kalır ilerde göreceğiz.

Kitapları :
Meşhur Rezaletler, De-Ha Yayınları, 1971
Gene İyi Dayandık, Gür Yayınları, 1980.
Zavallı Behçet, İnkılâp Kitabevi, 1996

Suavi Süalp’in Senaryo Yazarı ve Eser olarak katkıda bulunduğu Yeşilçam filmleri : http://www.sinematurk.com/kisi/3237-suavi-sualp/

Tarihte Bugün – Suavi Süalp : http://sanatonline.net/kitap/tarihte-bugun-suavi-sualp

Mizah Haber : http://mizahhaber.blogspot.hu/2008/04/lmnn-27.html

Atilla Atalay : http://atillaatalay.blogspot.hu/2010/11/suavi-sualpten-gene-iyi-dayandik.html

Yazan: Gökay GELGEÇ – Yojimbooo

Parmağı At! :

Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikYeşilçam’ın emekçi oyuncuları vefa bekliyor
Sonraki İçerikYanakları Gamzeli Bir Güzel: Sevda Aktolga
1982 - Abisi ile beraber Cüneyt Arkın'ın SON SAVAŞÇI filmini sinemada seyrederek Fantastik kulvara erken giriş yaptı. 1980'li yıllar - Video furyası ve TRT de yayınlanmış her tür filmi izleyerek geçirdi. Bu dönem özellikle ilerleyen yıllarda film müzikleri deşifreleri ve remake çalışmaları için bir ön kültüre sahip olmasını sağladı. 1992 - Film muzikleri koleksiyonculuğu ve Yeşilçam filmlerinde kullanılan yabancı müziklerin deşifresine başladı. Son 20 yılda kaset, cd, plak ve sanal formatlarda olmak üzere 5000 adedin üzerinde film müziği albümü edindi. 1998 - Çetin İnanç Koleksiyoncuları ÇIKO'yu kurdu. Grup amaç olarak filmlerin esinlendiği orjinal yapımları, filmlerde kullanılmış olan müziklerin deşifresi ve filmlere ait afiş - lobi kartı gibi dökümanların arşive eklenmesini seçti. 2007 - Utku Uluer ile beraber SINEMATIK blogunun kurdular ve konsept dosyası CEMIL, Mesut Karanın katkılarıyla Cinemascope dergisinde yeraldı. Konsept dosyalar olarak Cemil ve Adalet filmlerinin yanısıra Tunç Okan Cumartesi Cumartesi ve Otobüs, Erotik Türk Sinemasının giallo örnekleri, Yeşilçam Remakeleri ve bir akım olarak Anadolu Westernleri konularında yazılı çalışmaları bulundu. 2008 - Onar Films adına Jet Director ve Vendetta isminde iki kısa dökümanter hazırladı. Bu çalışmalar Demir Pençe Korsan Adam ve Cellat dvdlerinin basımlarında dünya pazarında yayınlandı. Hollanda kökenli Shockkend News sinema dergisi tarafından hazırlanan Turkish Trash Weekend film gösterimleri etkinliğinde konuşmacı ve danışman olarak yeraldı. Ayrıca yine aynı dergi için Türk Fantastik Sineması üzerine bir dosya hazırladı. 2009 - Amerikan Dark Maze Studios dvd ve film yapımcılığı şirketi adına Korkusuz ve Kara Şimşek filmlerinin basım aşamalarında Çetin İnanç ve Serdar Kebapçılara ait dökümanterleri hazırladı. Aynı dönemlerde Melih Gülgen, Cüneyt Arkın ve Çetin İnançla kişisel sohbetlerini Sinematik için yazılı kaynak olarak paylaştı. Yönetmen Cem Kaya tarafından Alman ZDF kanalı için hazırlanan Remake Remix Ripoff belgeselinde konuşmacı olarak yeraldı. Massimo Italiano'nun hazırladığı Poliziesco kitabının Türk - Italyan ortak polisiyeleri bölümünde İnsanları Seveceksin filmi üzerine bir makale hazırladı. Ege Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından hazırlanan etkinliklerde Cüneyt Arkın - Çetin İnanç dönemi filmlerinden Vahşi Kanın sunumunu ve anlatıcılığını üstlendi. KargART Geceyarısı Filmleri etkinlikleri kapsamında Kilink filmleri gecesinin anlatıcılığını yaptı. 2010 yılından bugüne Macaristan'da yaşamaktadır.