Efsanenin Dönüşü- Cingöz Recai (2017)

1
742

Geçtiğimiz günlerde Onur Ünlü’nün onuncu filmi olan Cingöz Recai’yi galasında izleme imkanı buldum. Kişisel olarak özellikle Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (1930), Yalnızız (1940) gibi psikolojik türde romanlarına hayran olduğum değerli yazar Peyami Safa’nın yazdığı polisiye serisinin baş karakteri olan Cingöz Recai, daha önce 1954 ve 1969 yıllarında sinemaya uyarlanmış. İlkini ünlü yönetmen Metin Erksan çekmiş, karakteri Turan Seyfioğlu canlandırmış. İkincisini ise yine ünlü bir diğer yönetmen ve senarist Safa Önal çekmiş, karakteri ise sevilen oyuncu Ayhan Işık canlandırmış. Yazılmış olan Cingöz Recai, bir “kibar, cömert, kültürlü hırsız” karakteri. Arsen Lüpen, Robin Hood izleri taşıyor. Yani daha baştan yabancı örneği olan, yerel anlamda sıfırdan üretilmemiş bir karakter.

50’li yıllarda ve sonrasında sinemaya aktarılırken de yönetmenler filmlerine Avrupa ve Amerikan sineması örneklerinden bir “kara film türü” dokusu katmaya çalışmışlar şüphesiz. Ne kadar başarılı oldukları veya böyle bir denemede başarının ne olduğu tartışılır elbet.

Onur Ünlü, nev-i şahsına münhasır bir yönetmen, malum. Onu dizi yönetmeni olarak tanıdık, sonra sinema filmlerinde de kendi farkını ortaya koydu. Senaristlik, şairlik gibi yetenekleri de olan, televizyonda da sinemada da hem dil anlamında, hem teknik anlamda denemeler, yenilikler yapmaktan kaçınmayan, Türk sinemasında alışık olmadığımız, kendine özgü bir üslup yaratabilmiş bir yönetmen o. Ülkemizde çekilen komedi filmlerinin ve dizilerinin seviyesi malumken Onur Ünlü absürd ve içi dolu hikayeler yazıp çekebildi. Kara mizah kolay bir tür değil. Absürd bir dil oluşturabilmek ve bunu oturtabilmek de öyle. Bu açılardan filmografisine baktığınızda birbirinden eksantrik ve özgün yapımlarla karşılaşırsınız ve artık ”bir filmi uzaktan görsem bu Onur Ünlü filmi diyebilirim” iddiasında bulunabileceğiniz bir dokuya aşina olmanız mümkündür.

Cingöz Recai

Bu zamana kadarki işlerinin %90’ında senaryoda parmağı olan ya da birebir kendi senaryosunu çeken Onur Ünlü bu kez senarist koltuğunu Ezel dizisinin senaristleri olarak ünlenmiş Kerem Deren ve Pınar Bulut’a bırakmış. Acaba bir el mi atsaymış?

Kenan İmirzalıoğlu, Haluk Bilginer, Meryem Uzerli, Serkan Keskin gibi çok başarılı isimlerin yer aldığı yapımda da, eh, “Onur Ünlü işte canım, renkler, doku, absürd sahneler ve mizah anlayışı” demek mümkün yer yer. Fakat yine de filmin tamamen ona ait olmadığı, başka bir kalemden çıktığı oldukça hissediliyor. Ayrıca yapımda o kadar çok konu aynı anda anlatılmaya çalışılıyor, film o kadar çok yan karakterle boğuluyor ki, bir süre sonra, keşke televizyon dizisi olsaymış da bir bölümde şu konuyu, diğer bölümde bu konuyu işleselermiş diye düşünürken buluyorsunuz kendinizi.

Tempo ve atmosfer anlamında ise James Bond filmlerini hatırlamadan edemiyoruz. Gerçekten de kovalamaca sahneleri, aksiyon gırla ve gerçekten de iyi kotarılmış. Oldukça hareketli bir kamera, müzikler, bütçenin yüksek olduğunu buram buram belli eden bir prodüksiyon… Adeta bir Hollywood aksiyonu. Bu da sinemamızda görmeye alışık olmadığımız bir çeşitlilik bana soracak olursanız. Zira genelde dünya sinemasından örnekler her zaman taklit de edilmeye çalışılır, onlardan esinlenilir de ama genelde ele yüze bulaştırmak an meselesidir. Burada ise işler tıkırında ilerliyor, derli toplu çekilmiş, gerçekten de izleyiciyi kendine çeken bir tempo söz konusu. Evet, popüler olmaya oynayan bir yapım bu, fakat kaliteli ve özenli bir iş olduğu da bir gerçek.

Kenan İmirzalıoğlu’nun rolüne çok yakıştığını düşünüyorum. Haluk Bilginer ve Serkan Keskin de keyifle izletiyorlar canlandırdıkları karakterleri. Meryem Uzerli de sırıtmamış, rolünün hakkını vermiş diye düşünüyorum. Geri kalan kalabalık yan karakterler ise, absürd komedide sırıtmayan bir durum olsa da, haddinden fazla “karton” kalmışlar doğrusu. Fakat toplamda Cingöz Recai, profesyonel bir iş ve devamı gelse izlerdim dedirtiyor. Belki de televizyonda…


Yazan: Melis Zararsız 2017

Yorumlar