Gülgen Film ve Cüneyt Arkın – İnsanları Seveceksin (1978)

“Sen bir zavallısın. Kendinden, insanlardan öc almaya çalışan bir zavallı”

İnsanları Seveceksin, Cüneyt Arkın’ın hem Türkiye hem de İtalya’da çekilmiş bölümler içeren, fikirleri ve önemli aksiyon sahneleri ile 1975–1982 arası toplumsal mesajlar ağırlıklı dönemin aksiyonla harmanlanmış en ilginç eserlerinden birisidir.

Hayatın en kötü yanlarıyla yüzleşmek zorunda kalan, büyük olmanın verdiği yalnızlık ve sorumlulukla başkaları için yaşamak zorunda kalmış Halil’in hikâyesidir.

14 yaşında babasını kaybedip ailesinin geçiminin yükümlülüğünü üzerine alan Halil ufak işlerde yaşam mücadelesi vermekte, küçük kardeşi ve annesini kimseye muhtaç olmadan yaşatmaya çalışmaktadır. Bu mücadele bir gün kumar masasındaki bir cinayete tanık olmasıyla farklı bir boyuta taşınır. Cinayeti üstlenmesi karşılığında ailesinin bakımı temin edilir, Halil’in gözlerinden geçen tek şey o güne kadar sadece kemikleri sıyıran kardeşinin artık “etli kemik” yiyebileceğidir.

Gülgen Film ve Cüneyt Arkın - İnsanları Seveceksin (1978)

Prangalı Bilge :

Gençken girdiği hapis ona farklı fikirler kazandırır;

Her suçlunun bu hale gelmesinde toplumunda payı vardır, koğuşlarda camsız pencereler ve soğuk vardır. Okuyacak bir kitap yoktur, insanlar burada ya kendi kendini eğitmek zorundadır ya da can sıkıntısıyla yepyeni birer suç makinesi haline gelmektedir.

Belli dönemlerde mahkumların hayatını kamuoyuna duyurmak amacıyla medyadan güzel kadınlar gelmektedir ancak hiçbiri bu koğuşların içine girmez bile. Çünkü sorunlar anlık eğlenceler, ilgileniyormuş gibi gözükmekle çözülmeye çalışılmaktadır.

Gülgen Film ve Cüneyt Arkın - İnsanları Seveceksin (1978)

Oysa ki içerdeki dünyada her şey tersine işlemektedir;

Sübyan koğuşundaki mahkumlar tecavüze uğramaktadırlar, bu olaylardan birine müdahale eden Halil hapishane deyimiyle “şişlenir” ama bunu yapan aynı zamanda kurtarmaya çalıştığı çocuklardan birisidir. Umudu olmayan bu insanlar için para kazanmaları, içerde ayakta kalmaları için tek yol bu tacizlere boyun eğmektir. Bedenleri gibi umutları da bu kadar küçük bir dünya içinde hapistir.

Halil, hapisten çıktığı gün o güne kadar kendisini kollayan yeraltı dünyasına sırt çevirir. Hapishanede tanıştığı karısıyla ve oğluyla yepyeni ve temiz bir hayata başlamak istemektedir. Artık alın terinin, haklı olanın ve emeğin yanında olacaktır. Ancak bu mücadele, bir cinayete mal olacak ve onu yeniden ailesinden ayıracaktır.

Örgüt ve Oğul :

Aradan yıllar geçer…

Halil tekrar hapisten çıktığında karşısında ilişkileri Roma’dan, Amerika’ya kadar büyümüş koca bir örgüt ve kendisine düşman olmuş oğlu vardır. Suçun bir miras olduğu, babadan oğla kalacağı düşünülen yepyeni bir düzendir bu. O güne kadar yüreklilik olarak tabir edilen ve kıyıcılara yakıştırılan bu sıfatın aslında insanın içini kavuran bir çaresizlik duygusu olduğunu anlatması gereken oğlunu yeniden kazanmaya çalışır.

Halil’in yıllardır görmediği öz kardeşi ise madalyonun diğer tarafında kanunun en üst mevkilerinde mafyaya karşı savaş açmış bir savcı olmuştur. Savcının eylemleri o güne kadar belli bir geleneği sürdüren Türk yer altı dünyasını İtalyan ortaklarıyla ikiye böler. Konu, kanun adamlarına kurşun sıkılmasıdır. İtalyanlar bu tip durumlarda kesin çözüm olarak herkesin ortadan kaldırılmasını öngören kanunlara sahiptir ve bu kanuna karşı çıkanlarda aynı kanunun birer kurbanı olmaktadırlar.

Namlunun ucundaki Savcı Yalçın’ın hayatının kurtulması Halil’in karısının (Sevda Karaca) hayatının alınmasına, geleneklerine bağlı Türk yer altı dünyasının direnişi ise Halil’i kendi başına büyüyüp ismini duyurmasına kadar gözetimi altında tutan Abbas’ın (Hüseyin Peyda) öldürülmesine yol açacaktır.

Halil’in geride kalan kardeşinin hayatını koruyabilmek için tekrar savaşması gerekecek ve bu savaş İstanbul sokaklarından Romanın gözlerden uzak köşelerindeki silahlı korumalarla dolu köşklere kadar uzanacaktır…

Detaylarda Kalanlar:

Film için özel olarak hazırlanmış müzikler (1975 sonrası Yeşilçam filmlerinde ağırlıklı olarak Cahit Berkay’a ait olan haricinde Türk sinemasında filme özel müzik hazırlanması örneğine bir alternatiftir)…

Filmde kullanılan silahların kalitesi ( ve silah sesleri için kullanılan efektler )…

Yeşilçamda kayan jeneriğin ilk kez kullanıldığı film olması…

Cüneyt Arkın’ın aksiyon sahnelerindeki mükemmel performansının ortak bir projede daha hoş sahnelerle birleşmesi (özellikle Roma’da otobanda ki Mersedes sahnesini) ve tabii ki Türkiye’den sonra İtalyan oyuncularında bizzat bulunduğu kavga sahnelerindeki güzel görüntüler İnsanları Seveceksin’i bir köşe başı çalışması yapmaktadır.

Gülgen Film ve Cüneyt Arkın - İnsanları Seveceksin (1978)

Roma’da otelin önünde suikast yapılacağı sahnede Cüneyt Arkın ile İtalyan oyuncu arasındaki koşma sahnesinde çok ilginç bir detay bulunmaktadır ;

Filmin çekildiği dönemde 40 yaşlarında olan Arkın ile yaklaşık 30 yaşları civarında olan İtalyan oyuncu arasında ki kovalamaca da Arkın’ın koşuşu çok daha göz alıcıdır. Bu detay, duygularıyla bir işe gönül vermenin ne demek olduğunu bir kez daha kanıtlıyor insanlara.

Müzikal Deşifreler:

Filmin İtalyan stüdyolarında stokta tutulan hazır melodilerden kullanılan bir ana teması bulunmaktadır. Bununla beraber filmin İtalya bölümlerinde bulunan takip sahnelerinde ki stok melodi, daha sonra italya’da basılan bir toplama albüm sayesinde keşfettiğimiz ve aslında Operazione Kappa filmi için hazırlanmış ve stoklara eklenmiş melodilerden birisidir.

İtalyan versiyonda bu melodilerin bulunup bulunmadığını bilmemekle beraber Türkiye’de izlediğimiz versiyonda karşımıza çıkan film müzikleri LP’leri şu şekildedir;

Bill CONTI – F.I.S.T – 1977
Artie CANE – EYES OF LAURA MARS LP – 1978

İnsanları seveceksin Türk ve İtalyan oyuncularla beraber gerçekleştirilmiş dönemin diğer filmlerine kıyasla İtalya’da da vizyona girdiği düşünülürse sadece kendi ülkemize ait gibi gözükebilecek bazı sorunlardan kaynaklanan insani mesajların aslında evrensel olduğunu göstermektedir.

Demir parmaklıkların ardında, kısıtlı imkanlar içinde zorunlu olarak bir arada yaşamaya mecbur bırakılsa dahi insanlar yinede dost olabilirler…

Yazan: Gökay GELGEÇ – Yojimbooo

Gülgen Film ve Cüneyt Arkın - İnsanları Seveceksin (1978)

Yönetmen: Melih Gülgen

Yapım: 1978, Türkiye

Yapımcı: Melih Gülgen

Senaryo: Erdoğan Tünaş

Görüntü Yönetmeni: Salih Dikişçi

Oyuncular: Cüneyt Arkın, Hüseyin Peyda, Şükriye Atav, Turgut Özatay, Sevda Karaca, Paolo Ormi, Mario Cutini, Gloria Piedimonte

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: