Cüneyt ARKIN – Güneş Ne Zaman Doğacak (1978)

6
2285
sinematik_gunes_ne_zaman_dogacak
GÜNEŞ NE ZAMAN DOĞACAK

Kırım Türklerinden Yavuz Mehmedov (Cüneyt Arkın) rejim sebebiyle yıllardır yasaklanmış olan dini faaliyetlere karşı köyün kapısına kilit vurulmuş camisinin minaresine çıkarak sabah ezanı ezan okur.

Bu hareketi sebebiyle askerler tarafından tutuklanarak işkence ve beyin yıkaması amacıyla gizli bir karargaha hapsedilen Yavuz, yıllarca öz kimliğini gizleyerek bir gün Türkiye’ye kaçabilmek umuduyla KGB içerisinde yükselmiş Alpgiray Nuriyev (Baki Tamer)’in desteğiyle hücreden çıkartılır. İki arkadaş Angola’ya hareket eden bir gemiyle Türkiye’ye iltica ederler.

İltica istekleri işleme alınırken Türkiye’nin hayallerinde canlandırdıkları kadar mutlu ve refah bir durumda olmadıklarını görürler. Atayurtlarında öğrendikleri ahlaki ve insani değerler burada alt üst olmuştur. Gazeteler terör olaylarından bahsetmekte, gezdikleri caddelerde ki kitapçılar içlerinden kaçtıkları “vaadedilmiş cenneti” savunan yayınları satmaktadırlar. Payitaht umdukları İstanbul’un caddelerinde porno ve açlık birbiriyle ayrılmaz bir bütün olmuştur.

sinematik_gunes_ne_zaman_dogacak06 sinematik_gunes_ne_zaman_dogacak15

Öncelikle rus ajanı olup olmadıklarının tespit edilmesi amacıyla Türk İstihbarat birimlerinin gözetimi altında tutulan ikili kısa bir soruşturmanın ardından başvurularınon sonuçları hakkında bilgilendirilirler. Alpgiray Türkiye’de kalmaya hak kazanmıştır ancak Yavuz, öldürdüğü asker sebebiyle iki ülke arası anlaşmalar gereği Rusya’ya geri iade edilecektir.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen iki can yoldaşı beraber çıktıkları bu yolda birbirlerinden ayrılmak istemezler. Polisten kaçarken aynı zamanda KGB ajanlarınında peşlerinde olduklarını anlarlar ve bir gece sığındıkları bir Kafkas düğününde Kasap Mehmet (Turgut Özatay) ve kızı Cemile (Oya Aydoğan) ile karşılaşırlar.

Cemileyi öz kimliğini bulması için kısa ve şok bir eğitimden geçiren Yavuz yeni yol arkadaşlarıyla özgürlüğe kaçış mücadelesini sürdürür ancak zaman aleyhine işlemektedir. Alpgiray ruslar tarafından öldürülür ve Yavuz’un artık daha çok kaçmak için bir sebebi kalmamıştır. Teslim olup sınırdışı edilmek üzere getirildiği köprünün karşı ucunda kendisini silahlı askerler beklemektedir.

sinematik_gunes_ne_zaman_dogacak23 sinematik_gunes_ne_zaman_dogacak22

Detaylarda Kalanlar:

Böyle bir filmin kurgu, devamlılık, içerik gibi temel değerlerinin eleştirisini bir tarafa bırakarak sahip olduğu ilginç özelliklere de değinmek gerekiyor;

Dünyada ilk (vede son kez) bir yapımcı firmanın isminin ekrana makineli tüfek sesleri eşliğinde yazdırılmasıdır. Bu işlem daha önce pek çok avantür (Kadir İnanırDeli Kadir / Kan) veya kovboy filminde (herhangi bir Spaghetti Western) filmin ismi için uygulanmasına karşı bir yapımcı firmanın ismi ilk kez perdeye bu şekilde yazdırılmıştır.

Yeşilçam’ın 1970’lerin ikinci yarısında erotik veya türkücü filmleri modasını son hızla takip ettiği bir dönemde yapılan bir kaç hatırı sayılır film içerisinde afiş çalışması olarak başarılı bir işe imza atılmış olmasıdır. Bununla beraber filmin kopyalarının pozitif üzerine yazı yapıştırma suretiyle ingilizce altyazılı olarak basılması sadece Türkiye için değil, yurtdışı pazarı içinde hazırlanmış bir çalışma olduğunu göstermektedir.

 

sinematik_gunes_ne_zaman_dogacak19 sinematik_gunes_ne_zaman_dogacak13

Aydemir Akbaş ve Cüneyt Arkın sinema kariyerleri boyunca ilk kez bu filmde karşı karşıya gelmektedir. Akbaş’ın bir çığırtkan olarak sinemaya müşteri çekerken, normal hayattada o günlerin en ünlü erotik komedi yıldızı olması seyirciye mesaj verme kaygısının en yalın yöntemlerinden birisi olarak karşımıza çıkmakta.

Mesaj verme kaygısından sözü açmışken filmin neredeyse hiç bir dakikasının görsel veya işitsel olarak mesaj kaygısız geçmiyor olması en negatif yönü. Öyle ki bir kaç dakika içerisine sığdırılması için bir kaç basit kelimeyle geçiştirilen siyasi ideolojiler, ekonomik planlar ve 24 saat geçmeden soldan sağ ideolojiye döndürülen yanar döner ideolojik dansöz bir kız figürü (Cemile) bu kaygı karmaşasının en gülünç detayıdır.

Filmin içerdiği cevher niteliğinde ki anti sosyalist propaganda amaçlı buluşlara örnek olarak: Allahsızlığı Yayma Kurulu, Gayrımeşru yapılan çocuklara normalinden daha fazla yapılan devlet yardımlarını verebiliriz.

 

sinematik_gunes_ne_zaman_dogacak01 sinematik_gunes_ne_zaman_dogacak14

Güneş Ne Zaman Doğacak filminin içerdiği cevher niteliğinde olmayan ancak gerçekliği 1990’lardan sonra tamamen gözler önüne serilmiş temalara, komunizmin sefasını süren üst düzey rütbelilerin kendilerine özel inşa ettirdikleri köşkler ve Rus usulü işkencelerden biri olan tekrar yöntemiyle kişiye deli olduğunun tatbikini verebiliriz.

Sosyalizmin Emperyalizmle birleştirilerek ortaya karışık soslu bir türlünün oluşturulduğu iki önemli sahne ise;

Kırmızı bir kazak ve göğsündeki kocaman bir yıldızla sembolize edilmiş bir Rus, bir kung fucu kıyafetiyle devşirilmiş bir Çinli ve bir kovboy şapkası ile hippie kıyafetiyle kotarılmış Amerikalıdan oluşan ceplerinde ucu yırtık 1 $ ile dolaşan emperyal üçlü…

Cüneyt Arkın‘ın kortejlerine katıldıkları ülkücü genç ile beraber gittikleri kahvehanede Oya Aydoğan ile bu gencin arasında geçen sonu gelmek bilmeyen tartışmayı kökten bitirmek için işaret ettiği duvarda ki ilginç posterdir. Poster Davudun Yıldızı üzerinde şeytan olarak resmedilmiş Stalin ve Sam Amca figürlerinden oluşmakta iki kutubun arasında ki işbirliğini anlatmaktadır.

Görsel kaynaklar olarak dönemin sağ görüşlü gazetelerinin filme verdiği destek, bir kaç sahnede gösterilmekte olan Tercüman ve Hergün gazetelerinin manşetleriyle görülmektedir. Gazeteler konusunda ki bir diğer önemli detay ise sol yayınlar satarak son model bir arabayla gezen kitapevi sahibinin koltuğunun altında Cumhuriyet gazetesi ile kadraja girmesidir.

sinematik_gunes_ne_zaman_dogacak07 sinematik_gunes_ne_zaman_dogacak11

Notlar:

Çırpınırdı Karadeniz, Güzel Türkistan ve filmin ana temasını oluşturan Kafkas Melodilerinin ilk kez ve yoğun olarak kullanıldığı bu filme, aksiyon sahnelerinde Herbie HancockDeath Wish ve Don CostaSoul Of Nigger Charley albümlerinden hazırlanmış temalar eşlik etmektedir.

Devlet Güzel Sanatlar Akademisi grafik bölümünden mezun yönetmen Mehmet Kılıç‘ın sinema serüvenine ön ayak olan arkadaş klüplerine en büyük destek yakın zamanda kabettiğimiz Yücel Çakmaklı‘dan gelmiştir. Kılıç’ın filmi çekebilmek için ülkücü derneklerden Almanyada ki Türklere kadar uzanan geniş bir sermaye arayışı olmuştur.* Asistanı İsmail Güneş, 1990’lı yıllarda Gülün Bittiği Yer isimli çalışmasıyla 12 Eylül dönemini sağ görüş üzerinden inceleyen ilk filmi çeken yönetmen olmuştur.

sinematik_gunes_ne_zaman_dogacak12 sinematik_gunes_ne_zaman_dogacak17

Filmin 1978 Aralığında gösterime girdiği Kahramanmaraş’ta ki Çiçek Sinemasının bombalanmasını takiben 86 yıllık cumhuriyet tarihinin 1974 – 1980 yılları arasına sığdırılan organize katliamlardan birisi olan Kahramanmaraş Olaylarının* ateşleyicisi olarak gösterilmesi ise herşeyin sebebinin bu film olduğu gibi yanlış bir anlaşılma ile algılanmamalıdır. Güneş Ne Zaman Doğacak ve gösterime girdiğinde bombalanan sinemalar listesinin ilk sırasında İstanbul Bahçelievler’de ki gösterimi yer almaktadır.

Filmin gösteriminden birkaç yıl önce yine Maraş’ta, Atlas ve Ceyhan sinemalarında Yılmaz Güney‘in ZAVALLILAR filminin gösterimi esnasında da çeşitli olaylar yaşanmıştır. Madalyonun her iki yüzünden sinema filmlerinin bir şekilde toplumsal korku yaratılarak izlenmesinin önüne geçilmeye çalışılması 1970’lerin Türkiyesinde ki kutuplaşmanın nasıl fanatik bir yapıdan beslendiğinin de bir örneği.

sinematik_gunes_ne_zaman_dogacak27 sinematik_gunes_ne_zaman_dogacak28

* Beyn.org tarafından hazırlanmış, Kahramanmaraş Olayları hakkında detaylı bir araştırma için buraya tıklayınız.

* Tuba Özden Deniz tarafından gerçekleştirilen, Güneş Ne Zaman Doğacak yönetmeni Mehmet Kılıç‘ın dünden bugüne hikayesini konu alan kısa ve öz bir çalışma için buraya tıklayınız.

* İnternet üzerinde ki pekçok kaynakta yanlış bir bilgi olarak verilen Salih Kırmızı‘nın bu filmde rol aldığı konusu ülkücü gencin kendisine olan benzerliğinden kaynaklanmaktadır.

* İnternet üzerinde ki pek çok kaynakta yanlış bir bilgi olarak bu posterde Amerikalı figürünün Süleyman Demirel ve Rus figürünün ise Bülent Ecevitin suratlarıyla resmedildiği yazılmaktadır. Asıl karakterler bahsettiğimiz gibi Stalin ve Sam Amcadır.

Yazan: Gökay GELGEC – Yojimbooo

sinematik_gunes_ne_zaman_dogacak20 sinematik_gunes_ne_zaman_dogacak30 Güneş Ne Zaman Doğacak

 

GÜNEŞ NE ZAMAN DOĞACAK Dans Sahnesi:

Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikFilm karelerinde Yeşilçam 30
Sonraki İçerikKemal Sunal – Köşeyi Dönen Adam: Grup Yorum – 1 Mayıs Marşı
1982 - Abisi ile beraber Cüneyt Arkın'ın SON SAVAŞÇI filmini sinemada seyrederek Fantastik kulvara erken giriş yaptı. 1980'li yıllar - Video furyası ve TRT de yayınlanmış her tür filmi izleyerek geçirdi. Bu dönem özellikle ilerleyen yıllarda film müzikleri deşifreleri ve remake çalışmaları için bir ön kültüre sahip olmasını sağladı. 1992 - Film muzikleri koleksiyonculuğu ve Yeşilçam filmlerinde kullanılan yabancı müziklerin deşifresine başladı. Son 20 yılda kaset, cd, plak ve sanal formatlarda olmak üzere 5000 adedin üzerinde film müziği albümü edindi. 1998 - Çetin İnanç Koleksiyoncuları ÇIKO'yu kurdu. Grup amaç olarak filmlerin esinlendiği orjinal yapımları, filmlerde kullanılmış olan müziklerin deşifresi ve filmlere ait afiş - lobi kartı gibi dökümanların arşive eklenmesini seçti. 2007 - Utku Uluer ile beraber SINEMATIK blogunun kurdular ve konsept dosyası CEMIL, Mesut Karanın katkılarıyla Cinemascope dergisinde yeraldı. Konsept dosyalar olarak Cemil ve Adalet filmlerinin yanısıra Tunç Okan Cumartesi Cumartesi ve Otobüs, Erotik Türk Sinemasının giallo örnekleri, Yeşilçam Remakeleri ve bir akım olarak Anadolu Westernleri konularında yazılı çalışmaları bulundu. 2008 - Onar Films adına Jet Director ve Vendetta isminde iki kısa dökümanter hazırladı. Bu çalışmalar Demir Pençe Korsan Adam ve Cellat dvdlerinin basımlarında dünya pazarında yayınlandı. Hollanda kökenli Shockkend News sinema dergisi tarafından hazırlanan Turkish Trash Weekend film gösterimleri etkinliğinde konuşmacı ve danışman olarak yeraldı. Ayrıca yine aynı dergi için Türk Fantastik Sineması üzerine bir dosya hazırladı. 2009 - Amerikan Dark Maze Studios dvd ve film yapımcılığı şirketi adına Korkusuz ve Kara Şimşek filmlerinin basım aşamalarında Çetin İnanç ve Serdar Kebapçılara ait dökümanterleri hazırladı. Aynı dönemlerde Melih Gülgen, Cüneyt Arkın ve Çetin İnançla kişisel sohbetlerini Sinematik için yazılı kaynak olarak paylaştı. Yönetmen Cem Kaya tarafından Alman ZDF kanalı için hazırlanan Remake Remix Ripoff belgeselinde konuşmacı olarak yeraldı. Massimo Italiano'nun hazırladığı Poliziesco kitabının Türk - Italyan ortak polisiyeleri bölümünde İnsanları Seveceksin filmi üzerine bir makale hazırladı. Ege Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından hazırlanan etkinliklerde Cüneyt Arkın - Çetin İnanç dönemi filmlerinden Vahşi Kanın sunumunu ve anlatıcılığını üstlendi. KargART Geceyarısı Filmleri etkinlikleri kapsamında Kilink filmleri gecesinin anlatıcılığını yaptı. 2010 yılından bugüne Macaristan'da yaşamaktadır.