Yeşilçam’da Telefonlu Zirveler

0
1811

telefon_banner_sinematik

1876 yılında gerçekleştirilen ilk görüşmeden bugüne iletişimin ve dolayısıyla küçülen dünyanın sembolü olan telefon, toplumsal yaşamın vazgeçilmez bir parçası. 1970’li yıllara kadar evler için lüks ihtiyaç sınıfında sayılabilecek telefon, değerler ve tüketim ihtiyaçlarının hızla değişmeye başladığı 1980’li yıllarda siyasi yaşamın kilit figürlerinden biri olmakta da gecikmedi. Elektrik ve telefon hizmetleri tüm ülkeye yayılırken dönemin yükselen siyaseti de telefonla propagandayı buluşturmayı ihmal etmiyordu.

1990’lı yılların erken dönemlerinde cebinde telefon defteri taşımayan veya aklında bir kaç önemli numarayı ezbere bilmeyen insan bulabilmek neredeyse imkansızdı. Telsiz ev telefonları, araç telefonları, çağrı cihazları derken son 20 yılda yaşamın uzantısı sayılabilecek cep telefonları da senelerce ev harici noktalarda iletişim sorununa ilaç görevi üstlenen telefonlu kulübeler – jeton ve kart kültürünün de sonunu işaret eder gibiydi.

sakar_sakir_sinematikturgut_ozal_sinematik

Günümüzde iletişim, telefonun tüm işlevselliğine karşı sosyal medya ve elektronik posta ile taht savaşlarına sahne olsa dahi 2000 lerin ikinci yarısında akıllı modelleriyle yeni bir evrim yaşayan telefonlar sosyal statü , erişilebilirlik ve yaşam kaynağı olma açısından rakipsizliğini koruyor.

Geçmişten bu yana ebatları ile de dünyayla eşdeğerde küçülen telefonların alternatif ve popüler kültürde ki yeri ise her zaman kendine has bir varoluş içerisinde sürdü. Kimi zaman müzik, kimi zaman sinemada telefon etrafında gelişen olaylar bir yandan düğümleri çözerken bir yandan da dikkatleri bu icat üzerinden senaryonun akışıyla buluşturdu.

Erkin Koray’ın Yeşilçam müziklerine fon olarak ta kullanılan Sır parçası telefon ziliyle açılır. Öte yandan Yeşilçam’ın kendine has bazı filmleri ve karakterleri vardır ki insanların akıllarında telefon sayesinde yer alabilmişlerdir.

Cüneyt Arkın Natuk Baytan işbirliğinin zirve noktası Hınç filminin akıllara kazınan ‘Ben Kemal, geliyorum’ repliğinin yürütme organı telefondur. Cüneyt Arkın, bugünün tabiriyle ‘yer bildirimini’ yapar, hedefi bulur, yokeder. Aynı formül bir kaç sefer daha tekrarlanır.

hinc_cuneyt_arkin_sinematik telefon geliyorum telefonlu

Kemal Sunal Natuk Baytan işbirliğinin 80 ler öncesi absürd zirvesi Sakar Şakir’de köyden kente göç eden ana karakterin modern apartman dairesinde ilk kez gördüğü banyo – küvet-duş üçlüsünde aşina olduğu (daha doğrusu zannettiği) aygıt bir telefondur.

Natuk Baytan’ın mizahi adam tiplemelerinin Kemal Sunal ile karşılaşmalarına vesile olan tesadüfler veya olaylar zincirinde de telefon kendine özgü rolü üstlenmeye devam eder. Karbonat Erol’dan Şiki Baba Kazım’a her karakterin telefonla iştigali kaçınılmazdır.

karbonat_erol_sinematik telefon atla_gel_saban_sinematik telefon yeşilçam

Remzi Jöntürk ve Kadir İnanır ikilisi ise yine kült sayılabilecek repliklerden birisiyle kendi telefon alternatifini yaratır. Kan filminin unutulmaz sahnesinde, Deli Kadir – Cemal arasında geçen telefon diyaloğu Yeşiçam Telefon kültünün raconla buluştuğu anlardan birisidir.

1980 li yıllarda ise ana tema olarak telefon üzerine kurulu bir gerilim filmi üretir Yeşilçam. Necati Er’in senaryosunu, Yılmaz Duru’nun ise yönetmenliğini üstlendiği Kuşatma filmi hem sinemamızın ilginç gerilim örneklerinden biri olurken hemde ana çocuk karakterin film süresince telefonlu yardım istemeye çalışmasıyla Yeşilçam Telefon ilişkisinde farklı bir zirveyi oluşturur.

hülya_avsar_sinematik kusatma_sinematik

Yine 80’li yılların bugün için kült sayılabilecek Hülya Avşar – Sekreter filmi hem telefona dayalı bir meslek hemde meşhur duvardaki telefon prizinin rontgen aracı olarak hizmet vermesiyle fantastik bir Yeşilçam Telefonlu yaklaşımın örneğini sergiler.

1990’lı yıllarda sinemadan ziyade elden ele telefonda işletme kasetlerinin dolaştığı dönemleride es geçmeyerek bugünün dizi sektörüne kadar varlığını devam ettiren bu müthiş icada adanmış bir yazıyı yazmamak olamazdı. Bugün diziler için 2 saatlik normal metrajın önemli bir bölümünü kaplayan telefon, gelecekte de popüler kültürümüzü etkilemeye devam edecektir.

Bu yazıda sayılmış olan örnekler sizlerden gelecek yorumlarla geliştirilebilir.

Yazan: Gökay GELGEÇ – Yojimbooo

Yeşilçam’da Telefonlu Zirvelerde Deli Kadir ve Telefon :

Yorumlar

PAYLAŞ
Önceki İçerikGölge e-Dergi Kasım 2015 Sayı 98 yayında
Sonraki İçerikGöksel Arsoy ve Casusluk Filmleri
1982 - Abisi ile beraber Cüneyt Arkın'ın SON SAVAŞÇI filmini sinemada seyrederek Fantastik kulvara erken giriş yaptı. 1980'li yıllar - Video furyası ve TRT de yayınlanmış her tür filmi izleyerek geçirdi. Bu dönem özellikle ilerleyen yıllarda film müzikleri deşifreleri ve remake çalışmaları için bir ön kültüre sahip olmasını sağladı. 1992 - Film muzikleri koleksiyonculuğu ve Yeşilçam filmlerinde kullanılan yabancı müziklerin deşifresine başladı. Son 20 yılda kaset, cd, plak ve sanal formatlarda olmak üzere 5000 adedin üzerinde film müziği albümü edindi. 1998 - Çetin İnanç Koleksiyoncuları ÇIKO'yu kurdu. Grup amaç olarak filmlerin esinlendiği orjinal yapımları, filmlerde kullanılmış olan müziklerin deşifresi ve filmlere ait afiş - lobi kartı gibi dökümanların arşive eklenmesini seçti. 2007 - Utku Uluer ile beraber SINEMATIK blogunun kurdular ve konsept dosyası CEMIL, Mesut Karanın katkılarıyla Cinemascope dergisinde yeraldı. Konsept dosyalar olarak Cemil ve Adalet filmlerinin yanısıra Tunç Okan Cumartesi Cumartesi ve Otobüs, Erotik Türk Sinemasının giallo örnekleri, Yeşilçam Remakeleri ve bir akım olarak Anadolu Westernleri konularında yazılı çalışmaları bulundu. 2008 - Onar Films adına Jet Director ve Vendetta isminde iki kısa dökümanter hazırladı. Bu çalışmalar Demir Pençe Korsan Adam ve Cellat dvdlerinin basımlarında dünya pazarında yayınlandı. Hollanda kökenli Shockkend News sinema dergisi tarafından hazırlanan Turkish Trash Weekend film gösterimleri etkinliğinde konuşmacı ve danışman olarak yeraldı. Ayrıca yine aynı dergi için Türk Fantastik Sineması üzerine bir dosya hazırladı. 2009 - Amerikan Dark Maze Studios dvd ve film yapımcılığı şirketi adına Korkusuz ve Kara Şimşek filmlerinin basım aşamalarında Çetin İnanç ve Serdar Kebapçılara ait dökümanterleri hazırladı. Aynı dönemlerde Melih Gülgen, Cüneyt Arkın ve Çetin İnançla kişisel sohbetlerini Sinematik için yazılı kaynak olarak paylaştı. Yönetmen Cem Kaya tarafından Alman ZDF kanalı için hazırlanan Remake Remix Ripoff belgeselinde konuşmacı olarak yeraldı. Massimo Italiano'nun hazırladığı Poliziesco kitabının Türk - Italyan ortak polisiyeleri bölümünde İnsanları Seveceksin filmi üzerine bir makale hazırladı. Ege Üniversitesi Sinema Kulübü tarafından hazırlanan etkinliklerde Cüneyt Arkın - Çetin İnanç dönemi filmlerinden Vahşi Kanın sunumunu ve anlatıcılığını üstlendi. KargART Geceyarısı Filmleri etkinlikleri kapsamında Kilink filmleri gecesinin anlatıcılığını yaptı. 2010 yılından bugüne Macaristan'da yaşamaktadır.