Biyografi: İhsan Yüce

0
2841

İhsan Yüce hikayemiz-evvela-salacaktan-baslayacak-kuskusuz

İhsan Yüce hakkında hazırlanmakta olan Bir Yeşilçam Hikayesi: İhsan Yüce belgeseli dört gözle bekliyoruz. Belgeseli hazırlayan ekip İhsan Yüce’nin düzgün bir biyografisini yapmışlar bize de yayınlamak kalmış:

İnternette İhsan Yüce’nin ismini arattığınızda çokta sağlıklı olmayan bilgiler içeren biyografi örnekleri çıkıyor. Yaklaşık bir buçuk senedir İhsan Yüce’ye dair belgeleri ve yaşanmışlıkları derliyoruz. Bu kadar hatalı bilgilerin internette dolaştığı şu dönemde doğrusunu yazmak bize düşer diye düşündük ve bir toparlama yaptık…

Kafa kağdında 1929 Ocağının 23’ü yazar. Ama biz biliriz ki Anadolu doğmuş her çocuk gibi üç aşağı beş yukarı değişir hikayenin başlangıcı. Muhtemeldir ki babası Cebrail Bey’in vilayette işi olduğu bir vakitte adı Mehmet İhsan Yüce olarak düşmüştür devletin kayıtlarına. Büyük Çerkes Göçü ile başlayan yolculuğun ilk durağı Elazığ’dır.Diğerlerinin arasından farkedilebilecek hiçbir masalsı yanı yoktur ne çocukluğunun ne ailesinin. Samimidir, mütevazidir, sıradandır Elazığ’da geçen günler. Cebrail Bey 9 çocuklu ailenin geçimini kuyumculuk yaparak sağlar. Elazığ’da geçen mutlu çocukluk, çiçek hastalığından kaybedilen 2 kardeş ile gölgelenmeye başlar, yavaş yavaş ailenin maddi durumu değişir ve göç İzmir’e doğru devam eder.

Daha sonra İzmirli yıllar başlar. Cebrail Bey kuyumculuk yapar İhsan Yüce ise önce İzmir Atatürk Lisesi daha sonra İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinde devam eder eğitim hayatına. İyi kavrar ‘akçeli’ işleri, öğrenir düzeni, dümeni, sömüreni, ezileni… Mezun olduktan sonra kendisini bir masanın başında muhasebe tutarken bulur ama ruhu bir türlü sığmaz takım elbisenin içine. Gözü hep ışıktadır, perdededir, alkıştadır kulağı.

ihsan-yuce-5

İhsan Yüce kaderini çizer. 1952 senesinde İzmir Halk ve Çocuk Tiyatrosunda yuttuğu sahne tozu artık onun için vazgeçilmezdir her dem ciğerine ciğerine çeker o tozu. Farklı ekiplerle türlü oyunlarda yer alır onlarca karaktere bürünür. 1965-66 yılları arasında Lale Oraoğlu Tiyatrosu ile gezer Anadoluyu. Birkaç serüvenci dostu ile Ankara Drama Tiyatrosu’nu kurar. İlkin Suç Ve Ceza’nın Raskolnikov’u olarak çıkar seyircinin karşısına sonraki işi ise Şarlo’nun Sahne Işıkları’nı sahneye koymak olur.

ihsan-yuce-1Sinemaylada bu yıllarda tanışır. Altın Yumru, Güzel Bir Gün İçin, Senede Bir Gün, Ah Güzel İstanbul, Bir Millet Uyanıyor gibi filmlerde rol alır. Haldun Dormen, Atıf Yılmaz, Süreyya Duru, Ertem Eğilmez, Tunç Başaran gibi Yeşilçam’ın yükünü sırtlanan büyük ustalarla çalışır. İlk göz ağrısı Tiyatro’dan kopamaz ama. İhsan Yüce’nin kariyerinde İstanbul Direklerarası Tiyatrosu’nun önemli bir yeri vardır. Ömrünü paylaşacağı eşi Zerrin Acuner ile burada tanışır.1970 Mayıs’ında evlenirler. 1 Mayıs 1971’de ise kızları Aslı dünyaya gelir. Aynı yıl daha sonra “Mahallelinin İhsan Babası” olarak anılmasına vesile olan İstanbul’un Salacak semtine taşınır.

Onlarca filmde rol almış İhsan Yüce artık Yeşilçam’da tanınan bir aktördür ve senaryo çalışmalarıylada bilinir. 1971 yılında Aslıer Film’i kurar ve hem senaryosunu yazdığı hem yönetmenliğini üstlendiği Hayat Cehennemi/Hiç filmini yapar. İlk film denemesidir bu ve proje başka ilkleride barındırır. Örneğin Aytaç Arman’ın ilk rol aldığı filmdir. Proje yeterince ilgi görmez ama senaryo çalışmalarına devam eder. Ağrı Dağı’nın Gazabı filminden sonra Vedat Türkali ile birlikte kaleme aldığı Bedrana filmi ile yıldızı parlar. Film 11. Antalya Film Şenliğinde En İyi İkinci Film ödülünü alır.

ihsan-yuce-8

Yeşilçam’da “İhsan Yüce Ekolü” böylece başlamış olur. Tüm bir sinema sektörünün “kentli insanın aşk serüvenlerini” beyaz perdeye taşıdığı bir dönemde İhsan Yüce Anadolu’nun ve insanlarının hikayelerini kaleme almıştır. Onun filmleri zengin kızla fakir oğlanı anlatmak yerine traktör ile kara sabanı, ağa ile köylüyü, hukuk ile töreyi anlatır. Senaryolarının bir başka özelliğide kuşkusuz içinde barındırdığı mizahdır. Türkiye sinemasın da mizah denince akla gelen ilk isimlerden Kemal Sunal, İlyas Salman ve Şener Şen’in hafızalara yer eden bir çok filmi yine İhsan Yüce’nin kaleminden çıkmıştır. Bugün bile hala keyifle izlenen Kibar Feyzo’nun da İbişo’nun da yaratıcısıdır ama bilinmez…

Üst başlıklara sığmayacak kadar çok yönlüdür İhsan Yüce’nin sanat yaşamı. Resim çizer, heykel yapar, ağaç yontar… Anadolu’nun saklı kalmış tarihi bir başka uğraşıdır. Set için gittiği her şehirde ne kadar cami , kilise, havra, hamam, varsa gezer, arkeolojik kazılar yapar. Şairliğininde senaristliğinden aşağı kalır yanı yoktur. Yazdığı onlarca şiirden sadece dillere pelesenk olmuş Ekmek, Şarap, Sen ve Ben’i yayınlamıştır.

Yazlık sinemada film izleyen kuşağın yakından tanıdığı şimdiki kuşağın ise “Sarı bıyıklı, kız babası” olarak hatırladığı İhsan Yüce kariyeri boyunca 160 filmde oynamış, 59 filmin senaryosunu kaleme almış, 6 filminde yönetmenliğini üstlenmiş Yeşilçam’ın en üretken emekçilerindendir. 1976 yılında İşte Hayat filmindeki rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu,senaryo ve yönetmenliğini yaptığı Bebek filmiyle 1979&da Karlovy Vary (Cekoslovakya) Jüri Özel Ödülü, 1981 yılındaki Derya Gülü filmindeki rolüyle de En İyi Erkek Oyuncu ödülü almıştır.

1991 yılında çok sevdiği Salakcak’taki evinde senaryo çalışmalarını sürdürürken geçirdiği kalp krizi sonucunda yaşamını yitirmiştir. Naaşı Karacaahmet mezarlığına ve Türkiye sinemasının kalbine gömülmüştür…

İhsan Yüce 3

Not: Görseller de belgeselin facebook sayfasından alınmıştır

Yorumlar