Kırgın ve Gururlu Bir Müzik Yolcuğu : Orkestra Kontlar

0
1430
Sabahattin Bilgiç, bu hafta Sinematik Yeşilçam okuyucularını müzik tarihimizin kıymeti bilinememiş orkestralarından Kontlar'la buluşturuyor.

60’lı yıllarda dünyada popüler olan Beat, Surf ve Twist gibi akımları türkülerle kaynaştıran kentsoylu orkestralar, Altın Mikrofon Yarışmaları, radyo emisyonları ve plaklarla seslerini geniş kitlelere duyururken, çıktıkları turnelerle Anadolu insanını ”içinde bizden bir şeyler olan batı müziği”yle tanıştırırlar. Kitlelere hitap etmeye başlayan orkestralar, büyük kentlerde her mahallede, her okulda nice orkestranın kurulmasına sebebiyet verir. Yüzlerce genç insanın artık yeni idolleri vardır. Herkes eşit koşullara sahip olmasa da, düşler ortaktır. Bu hareketli ortamda, henüz açılmaya başlayan Anadolu Pop şemsiyesi altına koyabileceğimiz güzide ekiplerden şanslı olanları memleketin değişen sosyoekonomik koşullarında düşe kalka yoluna devam etti. Şanssız olanların müzik yolculukları ise kısa ve başarıdan uzak oldu maalesef. Rüzgar gibi gelip geçen nice orkestra, kubbede hoş bir sada olarak kaldı.

Memleket tarihine baktığımızda her zaman el ele yükselen sinema ve müziği birbirinden çok da ayırmamak gerektiğini düşünüyoruz. Alternatif bir sinema sitesi olarak her daim müzikle iç içe olduk. Yeşilçam’ın besin kaynaklarını, filmlere değer katan müzikal deşifreleri, artist şarkıcıları, plakları, müzikal filmleri, sinema-müzik ilişkilerine dair pek çok yazıyı titizlikle kaleme alıp, siz değerli okuyucularımızın beğenisine sunduk.

Sinematik Yeşilçam’da bu gün, aktif olduğu yıllarda kadri kıymeti bilin(e)memiş şanssız bir orkestrayı sizlerle buluşturuyoruz :

ORKESTRA KONTLAR 

Kontlar

Fırfırlı gömlekleri, papyonları, simokinleri ve bazen de platin renkli perukları kuşanmış iki dirhem bir çekirdek dört gençten müteşekkil Orkestra Kontlar, aktif oldukları 1968 – 1972  yılları arasında yayınladıkları plaklarla ismini geniş kitlelere duyuramasa da günümüzde yerli plak koleksiyonerlerinin hayallerini süslüyorlar.

1965 yılında temelleri atılır Orkestra Kontlar’ın. Cüneyt Algür (Ritm Gitar)’ün okul yıllarındaki arkadaşı Recep Harman (Vokal) sayesinde tanıştığı Ender Koray (Solo Gitar) ve Bilgin Özbay (Bas Gitar) ‘ı yanına alarak kurduğu ekip, Fatih Halk Evi’nde müzik çalışmalarına başlar. O günlerde ismi Burç Altılısı olan orkestra, gitar kablolarını satarak bir gazeteye şu ilanı verir: 

’Yeni kurulacak orkestrada çalışmak üzere, enstrümanı olan bir baterist aranıyor. İlgililerin adresimize müracaatları rica olunur’’ 

İlana cevap veren Red Kit lakaplı Güngör Turgal (Davul)’ın katılımıyla provalar tam gaz devam eder ve grup kimyası zamanla oturmaya başlar. Plak doldurmak hayalleri kuran dört kafadar, profesyonel anlamda kendilerini ifade edecek yeni ve akılda kalıcı bir isme ihtiyacı duyar. Gruba birkaç isim önerisi olur fakat Cüneyt Algür’ün kısa süre önce ölen köpeğinin adı Kont’tan esinlenirler ve Ender’in annesinin bu ismi beğenmesiyle KONTLAR ismini alırlar. Kontlar diye orkestra ismimi olurmuş demeyin, o dönemde ApaşlarHaramilerMoğollar, Lordlar gibi vahşi isimli orkestra ve gruplar müzik dünyamızda oldukça popülerdi. Sahnede imaj olarak kontluğun hakkını verir genç adamlar: Smokin, uzun saç, top sakal ve sert bir mizaç. Hiç gülmeyen İngiliz rock grupları gibi görünürler sahnede.

Klasik Müzik’ten Caz’a, İtalyan Müziği’nden Beat’e müziğin pek çok türünü dinleyen ve seven gençler, ağabeyleri Silüetler gibi The Shadows’dan da etkilenirler. Nitekim Pathe’den çıkan ilk plaklarda Surf türüne, Anadolu ezgilerini yedirme çabalarını görürüz. 1968 yılında çıkan ilk plak Nazlanma Güzel / Dello pek tutmasa da akabinde piyasaya sürülen ve yüksek performans gösterdikleri ikinci plak epey başarılı olur: Arpa Buğday Taneler / Gel Yanıma Yanıma. Halihazırda kısa süre önce Arpa Buğday Taneleri’ni Altın Mikrofon için aranje eden Haramiler, bu güzel türküyü kulaklara alıştırmıştır. Orkestra Kontlar’ın  enstrümantal ve deli dolu yorumu büyük beğeni kazanır. Böylelikle Orkestra Kontlar ismi müzik çevrelerinde duyulmaya başlar. Aranjmanlarla repertuarını zenginleştiren orkestraya art arda sahne teklifleri gelir. İstanbul’da Playboy Club, Goldfinger, Kulüp Keban Taverna’da başlayan ilk sahne heyecanına İzmir, Antalya, Adana, Ankara‘daki gazino ve otel salonları da eklenir. Turne hayatı doludizgin sürüp giderken gençliğin sevgilisi olurlar.

Artık profesyonel olup tecrübe kazanan Orkestra Kontlar, isimlerini daha geniş kitlelere duyurabilmek için solist arayışına girer. Bu amaçla; Norveç’teki pedagoji eğitiminden dönen İbrahim Sesigüzel (1977’de Balonlarım Vardı isimli şarkısıyla meşhur olacak), Beyaz Kelebekler’den doğum yaptığı için ayrılan ve sonrasında kendi yolunu çizmek isteyen Gül Ayşe, aranjman yorumlarıyla ismini duyuran Nonna Bella ve Yeşilçam kökenli şantöz Tünay Süer ile provalar yapılır, sahne alınır fakat bu birliktelikler plak çalışmasına dönüşmez. Adana’da turnede iken tanıştıkları Semra Sine’ye hatta jön Orhan Günşiray’a sahnede eşlik eder çalışkan orkestra.

1969 yılında ilk ayrılık gerçekleşir. Kurucu üyelerden Cüneyt Algür, Orkestra Kontlar’a veda eder. Yurt içi sahne çalışmalarının devam ettiği dönemde İtalya ve Beyrut’dan gelen teklifleri değerlendiren orkestra, yeni ülkelere ve yeni maceralara yelken açar. Yurt dışında çalışırken zorluk çekmemek için isimlerini değiştirirler. Ender Frank, Bilgin Drack, Güngör Eddie ismini alır. Bir süre trio olarak çalmaya devam eden orkestra Cüneyt’in boşluğunu Hakkı Süha Ölmez (Armonika, Gitar, Org) ile doldurur. 

Takvimler artık 70’li yılları göstermektedir. Memlekette derinden esen Folk rüzgarına kapılan ekip, Türk folkunu modernleştirerek yüksek seviyelere çıkartmak gayesindedir. Bu yöndeki çalışmaları, halk ozanlarımızın deyişlerini alarak kendi benliklerinden yarattıkları ezgilerle kaynaştırarak yapmak isterler. Arya Plak’dan çıkacak mini longplay’lerinin gelirlerini, öteden beri maddi ve manevi haklarını alamayan idol belledikleri Aşık Veysel’e vakfedeceklerini plak kapaklarının arkasından ve gazetelerden duyururlar. Bir zamanlar sahnede Hank Marvin-vari kırmızı fender gitarını konuşturan Ender Koray, artık saz, kemençe, kopuz meşk ederek yeni müzikal arayışlara girmiştir. Öteden beri kanayan yaraları daimi solist sorunu yine yetenekli müzisyen tarafından çözülür. Bu yeni dönemde, kurulduklarından beri kullandıkları orkestra kelimesini atarlar ve sadece Kontlar olarak anılmak isterler.

1971 yılındaki Lübnan turnesi dönüşü faaliyetlerine ara veren ekipten Ender ve Süha yanlarına Ömer Zaimoğlu (Gitar, Saz)’nu alarak yeni bir oluşuma giderler : Çağdaş Anadolu 3. Kıymetli müzik adamı Ergüder Yoldaş’ın çalıştırdığı üçlünün birliktelikleri tek plakla sınırlı kalır : Dere Geçit Vermezse / Semai.  

Yeniden toparlanan Kontlar’a Güngör Turgal’ın ayrılığı sonrası yeni bir isim dahil olur : Sadık Paydaş (Davul). 1972 yılının ilk aylarında Coşkun Plak’tan çıkan Çayda Çıra Yanıyor / Deniz Üstü Köpürür pek ses getirmez. Yeni şirket arayışındaki grup, Sayan Plak ile 1 yıllık anlaşma imzalar. İlk plaklarının (Aşık Neden Gülümser – Dere Geçit Vermezse) piyasaya sürülmesiyle İsmet NedimBerna Egeli ve Figen Say ile birlikte 2 aylığına Anadolu yollarına düşerler. Turne dönüşü Sadık Paydaş ile yollar ayrılır. Kurucu elemanlar Ender ve Bilgin : ”Devamlı eleman değiştirmekten bıktık. İkimizin dışında gruba aldığımız her müzisyen, kısa bir süre sonra, çeşitli nedenlerle ayrılıyor. onunla çektirdiğimiz resimler de böylece bir işe yaramıyor. Bu yüzden resimlerimizde üçüncü elemanın yüzünü göstermemek kararı aldık” derler. Sık ayrılıklar hiç şüphesiz zarar vermiştir gruba.

Genç yaşına rağmen sahne deneyimi olan Başak ile çalışmalara başlayan Kontlar, Sel Plak’tan çıkan Şeker Kız / Dilber plağında Ertuğrul Çayıroğlu Orkestrası’yla beraber şantöze eşlik eder. Şeker Kız’a söz ve beste olarak imza atan Ender Koray, Dilber’de çok sevdiği Aşık Veysel’in deyişini Pop-Caz formunda düzenler. Sayan’dan çıkan ikinci plakları Üç Ayak / Dello Can, Hey Mecmuası  tarafından şimdiye kadar doldurdukları en iyi plak olarak değerlendirilir. İlk dönemlerine göz kırptıkları enstrümantal beat yorumu Üç Ayak ve vokalli yorumlanan Anadolu Rock formuna dönüştürdükleri Dello Can üstün müzikaliteye sahiptir. Ancak şaşırtıcı bir şekilde bu eserler de pek ses getirmez ve moraller iyice bozulur. Yıllardır bir yerlere gelmeye çalışan grup pes eder ve şansını tamamen Avrupa’da denemeye karar verir. Bu süreçte eski dost Güngör, gruba tekrar dahil olur. 04 Ekim 1972 tarihli Hey’de tam sayfa verilen habere bir göz atalım :  

KONTLAR GERİ DÖNMEMEK ÜZERE AVRUPA’YA GİDİYOR 

Bunca yıl hiç eleman değiştirmeden çalıştık. Plak çalışmaları yaptık, konserler verdik. Ama bütün bu çabalarımızın karşılığı kocaman bir ‘sıfır’. Tutunmak, gösterilen çaba ve şansla doğru orantılıdır. Biz dokuz yıldır uğraşıyoruz, hiçbir şekilde ülkemizde şansımız tutmadı. Biz bu gayreti yurt dışında gösterseydik, herhalde kendimizden daha fazla söz ettirirdik. Avrupa’ya çıkarken yanımızda kemençe, ud, bağlama, yaylı tanbur, darbuka gibi Türk sazları götürüyoruz. Çalışacağımız ülkelerde mizansenli şov yapacağız. Örneğin bir Karadeniz türküsü söylerken hepimiz Karadeniz bölgesi giysileri giyeceğiz. İlk durağımız Almanya, daha sonra Hollanda, Danimarka, İngiltere gibi ülkelerde çalışacağız…

Yurtdışı programı öncesi aralarına Reyhan adında bir şantöz alarak çalışmalarına devam eden Ender, Bilgin, Süha ve Güngör kırgın ve gururlu bir şekilde ülkeyi terk ederler. Acı tatlı profesyonel olarak beş yıl süren bu hikaye böylece sonlanmış olur.

Notlar

  • Ender Koray ve Bilgin Özbay kuruluştan dağılışa Kontlar’ın tüm formasyonlarında yer aldılar.  
  • Süha Ölmez turne dönüşü  Atilla Şimşek Orkestrası’na transfer oldu (1973) 
  • Cüneyt Algür, Bali macerasının ardından Almanya’ya yerleşti. İstanbul’a gelince Kadıköy’deki Barış Cafe’de düzenlenen müzisyenler buluşmasına katılıyor ve eski dostlarıyla hasret gideriyor. 
  • Ender Koray’ın hayatta olduğunu düşünüyorum, yazıyı hazırlarken henüz izine rastlayamadım. 
  • Güngör Turgal vefat etmiş fakat ne zaman öldüğüne dair net bir tarih bilgisi edinemedim. 
  • Bilgin Özbay müziği bıraktıktan sonra kendisini tamamen resme adadı. Hayatının son 8 yılını Fethiye Huzurevi‘nde geçirdi. Huzurevi bahçesini sanat galerisine çevirme projesi bakanlık tarafından finanse edildi ve hayali gerçek oldu. Geçen Aralık ayının ilk haftasında solunum ve böbrek yetmezliği sebebiyle yaşama veda etti (70).  

ORKESTRA KONTLAR YEŞİLÇAM’DA 

Orkestra Kontlar’ın hikayesini paylaştıktan sonra gelelim yazımızın sürprizine. Arpa Buğday Taneler ile epeydir gönlümü çalan Kontlar, Fantastik Yeşilçam filmlerine tutulduğum bir dönemde karşıma çıkmasın mı? Ben, Arpa Buğday Taneler’i motorlu kovalamaca sahnelerine, avantür filmlere yakıştırırken meğer onlar bir filmde rol almışlar. İşte Yeşilçam filmlerini sevmek için harika bir sebep! 

1969 yapımı yıldız oyuncu kadrosuyla dikkat çeken Çetin İnanç’ın kült fantastik filmi (Demir Pençe) Korsan Adam’ın Goldfinger’de çekilen gece kulübü sahnelerinde çalan ekip Orkestra Kontlar’ın ta kendisi. Önce Cansel (Feri Cansel)‘in filmin açılış sahnesindeki bir dakikalık nefes kesici striptiz şovuna eşlik ederler. Seksi yıldız bildiğiniz gibidir, yakar nice erkeğin gönlünü. Şova eşlik eden Orkesta Kontlar’ın karizmaları ve enerjileri hayli yüksektir. Siyah beyaz renklerle fotojenik bir görüntü verirler.

Filmdeki olaylar ve macera akarken 32:23 ten itibaren tekrar kadraja girerler. Bu kez sıra dansöz rolündeki Gülgün Erdem’in dir. Saadettin Kaynak‘ın meşhur bestesi Ararım’ın enstrümantal versiyonunda raks eder güzel yıldız. Babalık (Danyal Topatan)‘da katılır cümbüşe. Demir Pençe (Demir Karahan) ilgiyle izler bu şovu. Arka plandaki Orkestra Kontlar çalmaya devam eder iki dakika boyunca.  

Yazıyı hazırlarken aklıma gelen ve sizlerle paylaşmak istediğim bu filmin haricinde çevrilen onlarca filmin benzer sahnelerinde Orkestra Kontlar’ı yeniden görme şansınız yüksek. Paylaştığımız fotoğraflar ve yazımız hoşunuza gittiyse izleyeceğiniz filmlerde Orkestra Kontlar’a denk gelir de bizlere haber verirseniz, bu içeriğin zenginleşmesine katkıda bulunabilirsiniz.  

Orkestra Kontlar Diskografi 

Nazlanma Güzel / Dello – Pathe 550 – 1968

Arpa Buğday Taneler / Gel Yanıma Yanıma – Pathe 560 – 1968

6 Şarkılık Mini Longplay ? – Arya Plak 1970 ? *  

Çağdaş Anadolu 3 :  Dere Geçit Vermezse / Semai – Herses 18 – 1971 

Çayda Çıra Yanıyor / Deniz Üstü Köpürür – Coşkun Plak 1139 – 1972  

Aşık Neden Gülümser / Dere Geçit Vermezse – Sayan2  5007 – 1972 

 Şeker Kız / Dilber – Sel Plak 1028 – 1972 (Başak) 

Üç Ayak / Dello Can – Sayan2 5010 – 1972 

*Arya Plak’tan çıkan bu 33 devirli plağın şarkı listesine henüz ulaşamadım. 

Kontlar

Sinematik Yeşilçam için hazırlayan : Sabahattin BİLGİÇ – Mayıs 2020

Önceki İçerikEndüstriyel futbola giriş Ya Ya Ya Şa Şa Şa (1985)
Sonraki İçerikSinematik Yazarlarından Beyoğlu Rüya Sineması
1985 Istanbul doğumlu. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarının en güzel günleri Cihangir ve Heybeliada’da geçti. Ada akşamlarında kalabalığın peşine takılıp her seferinde biletsiz olarak girdiği ‘’Ayyıldız Sineması’’nda yüzlerce Hollywood film izleyerek, beyazperdenin düşler dünyasına kendisini kaptırdı. Müzik dinlemek ve sevdiği müzikleri farklı formatlarda fiziksel külliyat oluşturma çabasıyla biriktirmek her daim en büyük tutkusu oldu. Gel zaman git zaman, büyülü Yeşilçam dünyası ve özellikle ‘’Siyah Beyaz Türk Filmleri’’ onu da sardı. 2010 yılında kendi blog sitesi ’’küçükBÜYÜKdÜnYam’’ da müzik yazıları yazmaya başladı. Bunu 2015 tarihli kısa ömürlü fanzin ‘’Music Theraphy Club’’ izledi. 2017 yılında plak kapaklarının izini sürerek başladığı ''Sinematik Yeşilçam'' macerasında ‘’Müzik ve Yeşilçam’’ temalı yazılarıyla okuyucuyla buluşuyor...