Erşan Kuneri S01B04 – Kötü Mal

Kötü Mal adlı dördüncü bölümün başında Kuneri Film kadrosunu 18. Altın Portakal Festivalinde görüyoruz. Kooperatif Kemal filmi, festivalde “Umut Vadeden Halk Ödülü”nü kazanmış. Altın Oran ise “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü Meral Orhonsay’a kaptırıyor.

Burada Cem Yılmaz, dersine gerçekten çok iyi çalışmış, döneme ve detaylara bağlı kalmış, esprileri ve göndermelerini bu şekilde senaryoya aktarmış.

18. Antalya Altın Portakal Film Festivali

Biz de 25 Eylül-4 Ekim 1981 tarihleri arasında gerçekleşen 18. Antalya Altın Portakal Film Festivali‘ni hatırlayalım isterseniz.

Festivalin jüri üyeleri: Cihan Çiftçili, Zuhal Çevik, Mehmet Doğan, Osman Üntürk, Nuri Dağtekin, Ahmet Gönen, Burçak Evren, Turgay Ulusan, Nisa Serezli ve Kami Suveren.

Festivalin özelliği, 2 sene üst üste ertelendikten sonra yapılan ilk Altın Portakal Festivali olması. İlk önce Sansür Kurulunu protesto için yapılmayan, sonrasında 12 Eylül Darbesi yüzünden ara verilen Festival, 1981’de geri dönmüş. Birinci film seçilmemiş ve de seçilen filmler, 1979 senesine ait.

Ödüller şu şekilde:

En İyi 1. FilmSeçilmedi.
En İyi 2. FilmAh Güzel İstanbul / Oh, Beautiful Istanbul (Ömer Kavur) (Alfa Film, Necip Sarıcı, Ömer Kavur)
En İyi 3. FilmGül Hasan / Lyckliga Vi / Hasan the Rose (Tuncel Kurtiz)
En İyi YönetmenErden Kıral (Bereketli Topraklar Üzerine / On Fertile Lands)
En İyi SenaryoTuncel Kurtiz – Nurettin Sezer (Gül Hasan / Lyckliga Vi / Hasan the Rose)
En İyi Görüntü YönetmeniSalih Dikişçi (Derya Gülü)
En İyi MüzikNedim Otyam (Derya Gülü)
En İyi Kadın OyuncuMeral Orhonsay (Derya Gülü)
En İyi Erkek Oyuncuİhsan Yüce (Derya Gülü)
En İyi Yardımcı Kadın OyuncuMeral Çetinkaya (Hazal)
En İyi Yardımcı Erkek OyuncuYaman Okay (Bereketli Topraklar Üzerine / On Fertile Lands)

Burada Derya Gülü filmi, 4 ödül alarak en fazla ödül alan film de olmuş. Aslında burada daha ilginç bir detay daha var, o da Meral Orhonsay’ın Öğretmen Kemal filminde de oynamış olması.

Utku Uluer, Erşan Kuneri serisinin dördüncü filmi Kötü Mal incelemesiyle sizlerle.

Diziye döndüğümüzde ise bölümün başındaki Türk sinema tarihine yapılan ilginç göndermelerden sonra, film şirketine ve mali sorunlara odaklanıyoruz.

“Sanat filmi” yaptıkları için mali durumlar iyi gitmemektedir. Bu sebepten dolayı bara, o dönem popüler olmaya başlayan Atari almaya karar verirler.

Jeton ısrarları – ki cidden çok kavga çıkardı – ve atarinin kumara dönüşmesini ele almış Cem Yılmaz ancak dönemi anlatması dışında, bu kısmı biraz sıkıcı buldum. Atari salonlarında yaşananların anlatıldığı anlarda Çağlar Çorumlu‘nun oyunculuğunu özellikle de bağırıp çağırmasını biraz abartılı buldum ki çok sevdiğim bir oyuncudur. Atari nostaljisi yapılmış ancak “Keşke daha farklı işlenseydi” dedim. Yine de bu bölümde asıl önemli olan Kötü Mal filmi olduğu için çabuk geçtim.

Öte yandan Sağlık Bakanlığı ve emniyetten gelenlerle sohbet ile filme geçiş, gerçekten çok güzel olmuş. O dönem özellikle Erler Film‘den piyasaya çıkan polisiye filmlere güzel göndermeler yapılmış. Bu noktada konuyu bu şekilde anlatmak da aslında ilginç ve doğru bir yöntem. Bu da Cem Yılmaz’ın bazı bölümlerin senaryosuna daha iyi hazırlandığını ortaya koyuyor.

Kötü Mal (1981)

Utku Uluer, Erşan Kuneri serisinin dördüncü filmi Kötü Mal incelemesiyle sizlerle.

Yönetmen: Erşan Kuneri

Senaryo: Erşan Kuneri

Kuneri Film 1981

Oyuncular:

Seyyal Par

Muammer Rado, Feride Orhun

Alev Alev, Erşan Kuneri,

Altın Oran, Ayhun Uşuk,

İbrahim Tumtum

Dizinin giriş kısmını çok beğenmedim ancak Kötü Mal, hem ritmi hem göndermeleriyle 10/10’u hak ediyor. Açıkçası Kötü Mal’ın olduğu kısmı ayrı olarak izlemek ve ele almak, çok daha keyifli olacaktır.

Bu göndermelerin yanı sıra polis köpeğinin isminin Cango olması ve çok kısa gözükse de her şeyi o becermiş gibi gösterilmesi, yine bir ara “köpekli film” furyamıza gönderme olmuş.

Adından da belli olacağı gibi Kötü Mal filminde, 70’lerin ve 80’lerin özellikle de Tarık Akan, Cüneyt Arkın, Nuri Alço’lu polisiye filmlerine göndermeler yapılmış. Kötü Mal bölümü ile ilgili internette neler yazılmış diye bakındığımda, gözüme çarpan detayların karşılaştırmalı olarak Kürşat Çetin tarafından da tespit edildiğini gördüm.

Kürşat Çetin, senelerdir Nerede Çekildi Twitter hesabı ile film mekanlarını kendi deyimiyle bir hafiye gibi araştırıyor ve paylaşıyor. İlk gözüme çarpan, filmde kullanılan telsizleri onun da fark etmiş olması oldu. 80’li yıllarda Damat Ferit olmak yerine komiserliği tercih eden Tarık Akan’ın başrolünü oynadığı Beyaz Ölüm ve Tele Kızlar filmlerinde de yer alan veya yine Cüneyt Arkın’ın fönlü saçlarıyla orta yaşlı komiserleri canlandırdığı filmlerde yer alan telsizler bunlar…

O dönem kullanılan bu telsizler içerisinde mesela Motorola markası, bizden de Aselsan marka telsizler kullanılmış. Gerçekten de çok abartılı değil boyutları. Zaten Amerikan polisiye filmlerinde büyük araba telefonları da gözükürdü. Bu çok büyük telsizler için “cep telefonlarının atası” desek, yanlış olmaz.

Ben de bu tip telsizleri ilk kez Katiller de Ağlar filminde görmüştüm. Kenan Kalav’ın masasında duruyordu. Daha sonra özellikle Tele Kızlar filminde Tarık Akan’ın elinden düşmüyordu.

Kürşat Çetin’in üzerinde durduğu diğer bir detay ise Uraz karakteri. Aslında düşününce Kötü Mal bölümünde karşımıza çıkan telsizleri, Kooperatif Kemal bölümünde köyün delisi Mestan’ın kullandığını görmüştük (O görseli de aşağıdaki Kötü Mal ile ilgili galeriye ekleyeceğim).

Burada 2 nokta var. Öncelikle Komiser Bülent Şakrak, uyuşturucuları dizdikleri yerde Uraz için “Hiç güvenmiyorum. Kılık değiştirmede uzman olmasa ekibe almazdım” diye göndermede bulunuyor. Bu daha evvel paylaştığım Cem Yılmaz Evreni için devamlılık içeren bir cümle çünkü Kooperatif Kemal’de Uraz, Deli Mestan rolünde ve yukarıda belirttiğim telsiz de bunu sağlamlaştırıyor.

Kürşat Çetin’in yakaladığı çok sağlam referans ise Tokatçı filmine yapılan gönderme: KEMAL SUNAL deliye şöyle der: “SANA DELİ SAİT DERLER AMA BENCE KÖYÜN EN AKILLISI SENSİN”. CEM YILMAZ deliye şöyle der: “DELİ MELİSİN AMA BELKİ İÇİMİZDEKİ EN AKILLI SENSİN.

Ayrıca belki herkes aynı açıdan bakmayacaktır ama ben bu bölümdeki polis üçlüsünün Beastie Boys’un Satotage’daki polisler ile bilinçaltısal bir etkileşim içerisinde olduğunu düşünüyorum. Belki de “Neo klasik polis düşüncesinden, epistemolojik bir kopuşu temsil eden heteredoks yaklaşım, günümüzde giderek ön plana çıkan; davranışsal suç ve nörosuç için daha fazla önem kazanmaktadır…” Kimbilir…

Filmin eleştirel yönü

Bunlar dışında megafonla mesaj verilmesi ve daha sonra Komiser Nihat’ın baskın sırasında vurulmasına rağmen düşmemesi ve devam etmesi de Yıkılmayan Adam filmine gönderme olmuş. Ayrıca Zafer Algöz‘ün sigara içme sahnesinde Hüseyin Peyda‘ya gönderme yapması da biz Yeşilçam severlerin gözünden kaçmadı. Ayrıca polis arabası ve yine patlatılan bir oyuncak araba da 80’lere göndermeler olmuş…

Bir de şu noktanın altını çizmek isterim. Cem Yılmaz, genellikle siyasetle ilgili film yapmamakla eleştirilir. Ancak Kötü Mal bölümünde 12 Eylül Darbesi sonrası ortaya çıkan devlet politikası ve bazı söylemlerin propaganda derecesinde sinemaya taşınmasını, çok güzel tiye almış. Özellikle bölümün sonunda baskın yaptıklarının bir anda tövbe edip dindar tiplere dönüşmeleri, 12 Eylül Darbesi’ne de güzel bir eleştiri olmuş.

Filmlerde uygulanan yapay aile kavramı ve yazılıp verilen senaryolara da güzel göndermelerle bu bölümün, eleştirel bir yönü olduğunu da düşünüyorum.

Serinin diğer filmleri

Serinin diğer filmlerinin incelemesi ise şöyle:

  1. Kuru Murad
  2. Ebenin Avı
  3. Kooperatif Kemal
FOTOĞRAF GALERİSİ
  • Utku Uluer, Erşan Kuneri serisinin dördüncü filmi Kötü Mal incelemesiyle sizlerle.
  • Utku Uluer, Erşan Kuneri serisinin dördüncü filmi Kötü Mal incelemesiyle sizlerle.
  • Utku Uluer, Erşan Kuneri serisinin dördüncü filmi Kötü Mal incelemesiyle sizlerle.
  • Utku Uluer, Erşan Kuneri serisinin dördüncü filmi Kötü Mal incelemesiyle sizlerle.
  • Utku Uluer, Erşan Kuneri serisinin dördüncü filmi Kötü Mal incelemesiyle sizlerle.
  • Utku Uluer, Erşan Kuneri serisinin dördüncü filmi Kötü Mal incelemesiyle sizlerle.
  • Utku Uluer, Erşan Kuneri serisinin dördüncü filmi Kötü Mal incelemesiyle sizlerle.

Utku Uluer

1974'te Moda'da doğdu. İtalyada 1 4 yıl yaşadı. Italyanca ve Ingilizce dillerinde profesyonel turist rehberliği yapıyor. 1994 yılında Doğuş FM de Katiller de Ağlar müzik programı ile başlayan DJ'lik tutkusu DJ Legoman ismiyle farklı bir noktaya taşındı. 2007 yılında Sinematik yeşilçam sitesini kurdu, 2016 yılından beri Açık Radyo'da Yeşilçam Arkeolojisi programını yapıyor...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: